Full Süspansiyonlu Bisiklet Türleri ve Farkları

Özellikle Bisiklet Alıp Satarken Çok Sık Denk Geldiğim ve Artık “Eaahh Yeter Ulan” ve hatta “Bi Bitmediniz” dediğim ve çok karıştırılan bir konuya değinmek, herkesi bilgilendirmek ve Gerekirse Sabitlenmiş Bir Başlık Olarak Kullanılması Gayesiyle Bu Başlığı Açıyorum.

Arkasında ve Önünde Süspansiyonu Olan Bisikletlere “Full Süspansiyon” ya da ecnebice “Ful Süspenşın” Denir.

Özellikle ikinci el satış sitelerinde kıytırık bisikletine “Satılık Downhill” “Enduro Downhill” gibi başlık atıp anlamayanlara iteleme ve insanları kazıklama niyetiyle ilan açan çok fazla kişi görüyorum.

Arkadaşlar Her Full Süspansiyonlu Bisiklet “Downhill” Değildir.

Aşağıda biraz sonra detaylıca anlatacağım üzere Downhill Disiplininde Kullanılacak Bisikletin Belirli Özelliklerinin Olması Gerekir.

Küçükten Büyüğe Doğru Sıralayacak Olursak

Cross Country (xc) Bisikletler:

· 9,5 – 10 kg civarında ağırlığı olan

· hardtail (sadece maşasında süspansiyonu olan ) veya arka travelde de genellikle kilitlenen havalı 80-100mm çalışma mesafesine sahip

· çok dik head tube açısı olan

· genelde : 1×11, 1×12 veya 3×10 gibi vites gruplarını kullanan

· 29, 27.5, 26 inch jantlı

· dağlarda, bozuk zeminlerde günlük 80 km yol gidebilen ve çok dik tırmanışlar yapabilen, ayrıca ince lastik ile şoku kilitleyip yol bisikleti gibi kullanılabilen makinelerin genel ismidir.

Fazla aksiyona girebileceğiniz aletler değillerdir. 80-100mm travel ile ancak kaldırımdan atlarsınız. O nedenle aha full süspansiyon ben bunu alayım merdivenlerden inerim, tepeciklerden atlarım derseniz, kadroyu elinize alırsınız dikkat edin.

All Mountain (am) Bisikletler:

· 12 – 15 kg civarında ağırlığı olan,

· arka ve önde genelde havalı süspansiyonlara sahip 120-170mm çalışma mesafesi olan

· kolay pedallayabilmek için dik bir sele borusu açısına ve iniş yapabilmek için xc’lere nazaran daha yatık head tube açısına sahip,

genelde : 1×11 , 1×12 2×10 gibi vites grupları kullanan,

· 26, 27.5, ve nadiren de 29 inch jantlı

· kilitlenebilen havalı ön ve arka süspansiyonları sayesinde dağlarda ve patikalarda günlük 30 km yol yapabilen, çok dik yokuşları tırmanabilen. bu bisikletler hemen her yol koşulunda kullanılabilirler (doğru lastik tercihi ile) .

· kadronun arka üçgen çalışma mesafesine göre genelde 120-140mm olanlara TRAIL,
150-160-170 mm çalışanlarına ise ENDURO Bisiklet ismi veriliyor.
. Bol atraksiyon arayan ama abi hem şehir içinde kullanayım, hem araziye gireyim, hem merdivenlerden ineyim, 1-2 metreye kadar olan droplardan , gaplardan, rampalardan atlayım diyenlere bu segmenti tavsiye ederim.

Freeride (fr) Bisikletler:

· 16-18 kg civarında ağırlığı olan

· arka ve önde süspansiyonlara sahip ancak arka süspansiyonu (şoku) “genellikle” yaylı ve kilitlenemeyen 180mm kadro ve maşa çalışma mesafesine sahip

· yatık sele borusu açısına, kısa boylu sele borusuna ve all mountain’lere göre daha yatık head tube açısı olan

· genelde 1×7 – 1×10 gibi vites grupları kullanan

· sadece 26 – 27,5 inch jantla üretilen

· 2-4 metre gibi yüksekliklerden atlayabilecek kadar sağlam kadroludur. Çoğunlukla birileri sizi bir tepeye arabayla bırakır, teleferikle çıkar ya da elinizde bisikletle tırmandıktan sonra inişe geçersiniz orman, patikalar, dağlardan veya genellikle şehir içlerindeki uzun merdivenli sokaklarda videolarını gördüğümüz bisikletlerdir. Şok kilitlenemediğinden yokuş çıkmayı bırakın, düz yolda bile pedallamak hemen hemen mümkün değildir.

Downhill (dh) Bisikletler:

· 15-20 kg civarında ağırlığı olan (15,5-16,5 KG İdealdir)

· arka 200mm veya daha üstü travele, ön 200mm çalışan süspansiyona sahip

· fr’larda olduğu gibi gene yatık sele borusu açısına, kısa boylu sele borusuna ve genellike 61-63 derecelik yatık head tube açısına sahiptirler.

· genelde 1×7 – 1×10 veya single speed olarak kullanılırlar.

· sadece 26 – 27,5 inch jantla üretiliyorlar (26 Halen En Çok Tercih Edileni ama 4-5 Seneye Tamamen 27.5 Piyasaya Hakim Olur) Hatta Kona, Evil Gibi Bazı Markalar 27,5 Üretmiyor Bile.

· Sadece tepelerden veya şehirlerde “urban downhill” aktivitelerinde dik yokuş – merdivenlerden yüksek süratlerle inmek, ciddi yüksekliklerden atlamak (5-25m) için tasarlanır ve imal edilirler. Günlük hayatta pek görebileceğiniz aletler değillerdir. Çoğunlukla birileri sizi bir tepeye arabayla bırakır, teleferikle çıkar ya da elinizde bisikletle tırmandıktan sonra inişe geçersiniz. Düz yolda genellikle kullanılmaz / tercih edilmezler. Şok kilitlenemediği için pedallamak çok zordur.

Sıkça gördüğüm, duyduğum ve anladığım kadarıyla da gençlerin anlayamadığı bir konuya da açıklık getirmek istiyorum.

Çift Süspansiyonlu bisikletler fabrikadan çıkarlarken üretici tarafından kadrolara bir “rear travel” mesafesi verilir. Bu mesafe yukarda yazdığım sınıfların oluşmasına sebep olan şeydir.

Travel Arttırılmaz. Değiştirilemez (Çok Nadir Bisikletlerde Bu Olabiliyor Onları Tenzih Ediyorum)
Yani Kadro çalışma mesafesi 120mm olan bir bisiklete gidip Downhillerde kullanılan 241x76mm şok alıp takamazsınız. Ya da 190x51mm ölçülerinde şok süspansiyonu kullanan bir all mountain bisiklete 216x63mm şok takıp tamam bu artık enduro oldu diyemezsiniz.

Ayrıca yukarıda belirttiğim gibi “head tube angle” denen bir kavram var yani alın borusu açısı, Bu da bir bisikletde kullanmanız gereken maşanın çalışma mesafesini belirliyor.

Kadro traveli 120mm olan bir All mountain’e 150mm maşa takıp, Enduro yaptım diyemezsiniz. Kadronun açısı bozulduğu için muhtemelen atlayış ya da inişlerinizin birinde alın borusu alt önden kırılacak / çatlayacak ya da direk kadrodan kopacaktır. Eğer ciddi yara almadan kurtulsanız bile kadroyu garantiye gönderdiğinizde mühendisler nasıl / nereden ve ne şekilde kırıldığını inceleyip, kusurunuzu anlar ve garantiye sokmazlar. Hem malınızı hem canınızı riske atmayın.

Bu bisikletlerin üretim süreçlerinde onlarca mühendis çalışıyor.

İhtiyacınız olan ya da sürmek istediğiniz bisiklet neyse onu almalısınız. Param All Mountain’e Yetti Upgrade Edeyim de Enduro Yapayım Gibi Bir Yakşalımda Bulunamazsınız. Paranızı Biriktirin all Mountain’i Satıp Enduro Alın.

Bazı enduro makinelere Dual Crown downhill maşası takıp satmaya çalışan ya da binen insanlar görüyorum. Bu da oldukça tehlikeli bir davranış, Günlük hayatta 42 Numara ve Casual ayakkabı giyen birinin, 46 Numara bot giymesi kadar abes bir durumdur.
Eğer downhill yapmak istiyorsanız Downhill bisikleti almalısınız.

En çok satılan firmalardan birkaç örnek vereceğim.

Eğer All mountain alacaksanız, Trek Fuel EX, Remedy, Giant Trance, Mondraker Factor,

Eğer Enduro alacaksanız , Trek Slash, Giant Reign, Faith, Mondraker Foxy , Dune

Alırsanız segmente uygun seçim yapmış olursunuz.

Downhill ile ilgili örnek vermiyorum çok fazla seçenek ve zevk faktörü var. Almadan gene de forumda bir danışın 2016 Model Bisiklet Satıyorlar Pedallarıyla 18 KG geliyor paranıza yazık etmeyin.

Nasıl ki dağlarda otomobil yerine jeep, tarlalarda jeep yerine traktör kullanılıyorsa, bisikletlerinizi de kullanım amacınıza uygun seçmelisiniz.

Halilibrahim

BALKAN TURU- five

Balkan Bisiklet turu 17/6 – 3/7/2016 Giriş ve 1. gün

Balkan Bisiklet turu 17/6 – 3/7/2016 2. gün : Bitola – Ohrid

Balkan Bisiklet turu 17/6 – 3/7/2016 3. gün : Ohrid-Elbasan-Tiran

Balkan Bisiklet turu 17/6 – 3/7/2016 4. gün : Tiran-İşkodra

Balkan Bisiklet turu (Haziran 2016) : Yollar, Sınırlar, Kapılar… (Video Kolaj)

Balkan Bisiklet turu 17/6 – 3/7/2016 5. gün : İşkodra-Kotor

Balkan Bisiklet turu 17/6 – 3/7/2016 6. gün : Kotor-Dubrovnik

Balkan Bisiklet turu 17/6 – 3/7/2016 7. gün : Dubrovnik

 

SÜMER TABLETLERİ- antik uzaylılar

Kardeşlerim; bu yazımın başında neden Sümer tabletlerini sizlerle paylaştığımı ve bu tabletlerin ana karakterlerini anlatacağım. Bildiğiniz gibi; Sümerler, insanların ilgisini hep çeken ve magazinel bir konudur. Kıyısından, köşesinden konuşulur ama hemen her konuda olduğu gibi, gerçekte bir şey bilinmediğinden, hep havada kalır. Oysa Sümerlerin bu kadar öne çıkma sebebi, onların tabletlerinin yaratılışı anlatmasıdır. Akıllara durgunluk verecek şekilde en ince detaylarıyla uzaylıların Dünya’ya gelişi, geliş sebebi, gelirken geçtiği gezegenlerin detaylı bilgileri gibi konular paylaşılır. Dünyalı Sümer halkı onlara Tanrılar der, onlar için çalışır, kutsar ve bu durumu yadırgamaz.
Sizinle paylaştığım bu ilk tablette Nibiru denilen gezegende yaşayan halkın, iklimin bozulması sonucu, atmosferi düzeltmek için araştırmalara girmesi, asteroid kuşağı ötesinde, Dünya’nın da bulunduğu gezegenlerde, atmosferi düzeltmek için gerekli olan altının bulunduğunun keşfedilmesi, bu arada da yaşadıkları iktidar savaşları anlatılıyor.  -BÜLENT TEKİN

https://evrenvenur.wordpress.com/

 

SÜMER TABLETLERİ- TANRI ENKİ’NİN SÖZLERİ- 1. TABLET

SÜMER TABLETLERİ- TANRI ENKİ’NİN SÖZLERİ- 2. TABLET

SÜMER TABLETLERİ- TANRI ENKİ’NİN SÖZLERİ- 3. TABLET

SÜMER TABLETLERİ- TANRI ENKİ’NİN SÖZLERİ- 4. TABLET

SÜMER TABLETLERİ- TANRI ENKİ’NİN SÖZLERİ- 5. TABLET

SÜMER TABLETLERİ- TANRI ENKİ’NİN SÖZLERİ- 6. TABLET

SÜMER TABLETLERİ- TANRI ENKİ’NİN SÖZLERİ- 7. TABLET

SÜMER TABLETLERİ- TANRI ENKİ’NİN SÖZLERİ- 8. TABLET

SÜMER TABLETLERİ- TANRI ENKİ’NİN SÖZLERİ- 9. TABLET

SÜMER TABLETLERİ- TANRI ENKİ’NİN SÖZLERİ- 10. TABLET

SÜMER TABLETLERİ- TANRI ENKİ’NİN SÖZLERİ- 11. TABLET

SÜMER TABLETLERİ- TANRI ENKİ’NİN SÖZLERİ- 12. TABLET

SÜMER TABLETLERİ- TANRI ENKİ’NİN SÖZLERİ- 13. TABLET

SÜMER TABLETLERİ- TANRI ENKİ’NİN SÖZLERİ- 14. TABLET

 

 

WordPress yazıları

Erdoğan-Trump görüşmesinin 7 sonucu

Putin’den Neo-Abdülhamit’e El Bab uyarısı

AKP-MHP’den ‘hayır’cı taban için Perinçek düşmanlığı

Saray’ın ‘ya başkanlık ya bölünme’ tehdidi

Erdoğan ABD emperyalizmine karşı mevzilendi mi?

Asıl darbe: Saray darbesi

Saray ve AKP Hükümeti F Tipi darbeyi fırsata çevirerek asıl darbeleri vurmaya devam ediyor.

Fırat Kalkanı’nın açmazları

 

Laiklik yoksa vatan da yoktur, vatan savaşı da

AKP iktidarının varlığı ve sürdürülebilme başarısı, kuşkusuz öncelikle ABD’ye dayanmış olmasından kaynaklanmaktadır.

 

Önüne yatmak, altına yatmak-8 Nisan

“Önüne yatmak”, bir kişiye karşı gelen tehdide kalkan olmak anlamında önce AKP’nin İçişleri Bakanı Muammer Güler tarafından Reza Zarrab için kullanıldı. Nitekim AKP, tıpkı Muammer Güler‘in dediği gibi Zarrab‘ın önüne yattı ve onu kanunun önünden kurtardı.

ABD’nin PYD hamlesinin 2 hedefi-3 Şubat

ABD haftasonu PYD’yle ilgili iki önemi hamle yaptı: Obama‘nın IŞİD’le Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk Ayn El Arap’a (Kobani) giderek…..

8 maddede Cenevre-3—1 Şubat

‘Akademisyenler Bildirisi’ meselesi-19 Ocak

Üniter başkanlık tuzağı-04 Ocak

Erdoğan-Barzani ortaklığı-27 Aralık

WordPress yazıları yazısına devam et

uludağ-tırmanış-yarışı 2017-Murat A.

Evvela geçen senenin “profesyonel” etabı bu senenin Keşiş etabı olmuş. Bu etapta bilmemiz gereken en önemli şey zemin çok bozuk. Asfalt oyuk.
Geçen hafta buradan indik. Çıkacağın yeri inmek iyi olmuyor. Bu ney la, buradan nasıl çıkacağım falan diye düşünüyorsun.

Profesyonel olan etabın boyu bu sene sanıyorum 20 km daha uzamış. Yani Keles yolundan daha fazla gidilecek.
Uzayan bu parça düz bir parça değil. 2-3 km’lik %5’lik tırmanışlar var. Kulağa az gibi gelebilir ama asfaltta, sıcak altında enerjinizden alıp götürüyor. Önde gitmeyin arkalarda bir yerlerde yatın. Tempoyu yükseltmeyin düşürün. Şikayet edin, “böyle nötral mi olur la!” diye isyan çıkarın :)

Tırmanış aşağı yukarı Karaislah yazan yerde başlıyor. Keles yolundan ayrılıp dağ yoluna giriyoruz. Bu yola girmeden en son D575 segmentini geçiyoruz. https://www.strava.com/segments/3527880?filter=overall
Uzun %5’lıik bir tırmanış, zaten sonunu görmeden sola dönerek tırmanışa başlıyoruz.

Yani bu sene tırmanış öncesine eklenen yol, rezervlerinizden çalıyor. Tırmanış başına kadar nötral gidilecek ama tempo nasıl verilecek bilinmez. Dökülenler olursa (umarım kafa rüzgarı olmaz) tırmanışa başlanacak köşede durup arkadakileri beklerler mi bilinmez.

Tırmanışa inişle başlayacaksınız, 300-400 metrelik bir iniş; burayı mümkün olduğunca hızlanarak geçin çünkü hemen ardından ortalaması %9 (ama cihazınıza her baktığınızda %12-13 göreceğiniz) şu segment başlıyor: https://www.strava.com/segments/5622260?filter=overall
Maalesef Uludağ’da herkes kafasına göre segment açtığı için bunun yeri ve önemi anlaşılmıyor.

Bu segmentte zaten en iyilerle diğerleri ayrılacak. Kadanslar 50-60’lara düşecek. Korkmayın, lastiğiniz patlamadı, aynakol ve ruble en ufaklarda :)
En iyiler 15 km/h hızla gidecek, diğerleri 8-10 km hızlara kadar düşecek.

Bu segmentten sonra biraz iniyoruz, çok değil ama. Zaten bacaklarınız öyle şişti ki eğim %8 olduğunda rahatlıyorsunuz :)
İnişler var. Yol düzgün, çakıl yok gibi ama dar. Virajlı, dar, teknik inişler var. Kendinize güveniyorsanız burada fark yaratabilirsiniz. Ama virajlara önde girin, önde giremezseniz önünüzdekine dikkat edin.

Segmentlere baktığınızda ortalamaları %5-6 filan görünüyor ama dağ yolu olduğu içn tırmanışlar homojen değil, sık sık %10 üzerini göreceksiniz. Misal: Hafif inişi takip eden 1,9 km’lik %6 ortalamalı bir tırmanış var. Segment: https://www.strava.com/segments/3527881?filter=overall
İsyan etmeyin, daha yeni başladınız :)

Yolun devaminda yine böyle ortalaması %10’nun altında olan ama içinde sık sık %12-13 görebileceğiniz yerler var.
Satıh güzel. Yol dar. Yol orman içinden gittiği için gölgeli yerler mevcut. Suyunuz biterse yolda çeşmeler var.

Soğukpınar yolu bitince Uludağ “ana” yoluna bağlanıyor. Yola bağlanıp sağa dönünce bir bakacaksınız Milli Park girişi.
Kapıdan otellere kadar olan rotayı çok kişi biliyordur. Ortalama eğim az görünür ama neredeyse otellere kadar 9 km sürekli tırmanılır. Üstelik Soğukpınar tırmanışı üzerine. Bazı dönüşlerde (firketelerde) eğim birden sertçe artar. Sanıyorum son 9 km’nin ilk yarısı ikinci yarısından daha zor.

32 rublesi olan çekinmeden kullansın. Totalde çok yardımı olur. 50 çevirerek 8-10 km ile çıkacağıma 32 ile atıyorum 70 çevirip aynı süratte çıkmayı yeğlerim. %10 üzeri eğimlerde kilo avantajı başlar, 60 kiloluk bedenler yaşadı. Aerobik performansı şahane olmayanlar yanına ona göre takviye alsın. Organizasyon dağıtacaktır ama ne olur ne olmaz. En az 4 paket alın derim.

Bu sene işten dolayı yeterli antrenman yapamadığım için geçen pazar günkü testin ardından Keşiş grubuna transfer ettim kendimi, ne kadar kısa o kadar iyi :)

Kolay gelsin.

ALMAN PAŞALAR

1876 da Bizans imparatoru suikastle öldürüldükten sonra yıkılan Bizansın yerine kurulan devlete Alman Osmanlısı denilebilir. Çünkü bu Balkan devletinin yıkılışından Türklerin Cumhuriyeti kurmasına kadar geçen sürede Osmanlıya Almanlar hakimdi.

Çanakkale’deki kuvvetlerin komutanı olarak gördüğümüz Osmanlı Paşası, Alman Otto Liman Von Sanders, kendisinden önce aynı görevi yapan Von Moltke ve Baron Von Der Goltz Paşalar gibi önce eğitim komutanlığına atandı. 1913 yılında, Alman ordusunun Osmanlıya eğitim ve lojistik hizmeti vermek üzere oluşturduğu komisyona başkan oldu ve I.Kolordu Komutanlığı’na getirildi.

Osmanlı eğitim verecek seviyede kendi Paşası olmadığını sandığından savaş komutanı olarak bir Almana görev yaptırdı. Aslında Osmanlı Almanların esiriydi. Yoksa bir devletin ordusuna başka bir devletin subayları komuta edemezler. Osmanlı her yönüyle Alman idaresine muhtaçtı. Aslında hepsi aynı yere varıyor. Gerçekte olmayan fakat sözde var sanılan bir Osmanlıya varıyor. Hani şu “yüce devlet Osmanlı” ne kadar yüceymiş! merak eden olursa diye, Padişah tarihe böyle bir not düşmek istemiş olabilir.

Alman Osmanlı paşası madalya alamamıştı ama Oğuz soyundan olan Yarbay Mustafa Kemal Çanakkale’deki başarılarından dolayı 30 Nisan 1915’te Gümüş İmtiyaz Madalyası almıştır. Savaş boyunca bu madalyayı Altın olanlar izleyecektir.

Madalyaları, Atatürk olmasaydı da olurduk diyenler varya, onlara söylediğinizi bir daha gözden geçirin diye yazıyorum. Alman paşaları ise, Osmanlının ahı vahı varmışmıymış? Görün, öğrenin diye anlatıyorum.

Biz Oğuzlar, Çanakkale’de ve kurtuluş savaşımızda, Türk düşmanı Osmanlıyı kurtarmak için savaşmadık! Düşmanlarımız, yüzyıllardır bizim olan yurdumuzu, Osmanlı toprağı sanarak, Türklerin topraklarına, yani Oğuzların topraklarına saldırıldığı için onlarla savaştık. Osmanlı ortada yokken ve Bizansa Osmanlı denilip Karamanda yenilip elimizden alana kadar bu topraklar bizimdi. Osmanlıyı kurtarmak istediğimizi zannedenler çıkabilir diye yazıyorum. Yoksa hiç bir Oğuz yani Türk, Osmanlı için kılını bile kıpırdatmaz.

Oğuz Milleti, Oğuz vatanı olan Anadolu toprağı için savaşan herkese minnettardır. Bu toprakları toprak diyerek geçmiyor ve altında binlerce yatan kefensizi biliyoruz. Onları asla unutmuyoruz.

17 Mayıs 1915’te Mustafa Kemal’e, Arıburnu muharebelerindeki başarısından dolayı padişah adına “Muharebe Altın Liyakat Madalyası” verilmiştir.

Çanakkale Muharebelerine 19 tümen katılmış, bunların 39 komutanı olmuştur. Bazı komutanlar birden fazla tümene komutanlık yapmış olduğu için kişi olarak komutan sayısı 31’dir. Tümen komutanlarından 5’i Alman dır,

BEŞ ALMAN PAŞA.
1-Albay Nicolai (3. Tümen Komutanlığı)
2-Albay Hovik (13. Tümen Komutanlığı, 12. Tümen Komutanlığı
3-Albay Kannengiesser (9. Tümen Komutanlığı)
4-Yb. Pötrih (9. Tümen Komutanlığı)
5-Yb. Wilmer (5. Tümen Komutanlığı)

23 Mayıs 1915’te, gösterdiği başarılardan dolayı Mustafa Kemal’e Alman İmparatoru tarafından “Demir Haç” nişanı verilmiştir.

Çanakkale Muharebelerine 16 Kolordu ve Kolordu seviyesinde grup, birlik katılmış, bunların 23 Komutanı olmuştur. Ancak bazı komutanlar birden fazla birliğe komutanlık yaptığı için kişi olarak komutan sayısı 16’dır. Kolordu komutanlarından 4’ü Alman dır.

DÖRT ALMAN PAŞA
1. Alb. Von Zodenstern (Güney Bölge Kolordusu)
2. Tümg. Weber Paúa (15. Kor. K., Güney Gr. K.)
3. Tuğg. Trommer Paúa (14. Kor. K.)
4. Alb. Kannengiesser (16. Kor. K.)

15 Temmuz 1915’te Mustafa Kemal’e başarılarından dolayı, “Takfon” Harp Madalyası verilmiştir.

Çanakkale Muharebelerine 57’si piyade, 3’ü süvari,19’u topçu olmak üzere toplam 79 alay ile 135 alay komutanı katılır. 135 alay komutanından 3’ü Alman’dır.

1-Bnb. Hunker (Alman) 28. A.K. (8. Tüm.)
2-Yb. Werle (Alman) Erenköy Topçu K. (Müst. Mvk.)
3-Yb. Binhold (Alman) 3. Topçu A.K. (3. Tüm.)

1 Eylül 1915’te Mustafa Kemal’e, Gelibolu’daki “üstün başarılarından” dolayı Gümüş Liyakat Madalyası verilmiştir.

Bu Madalyalar nasıl alınır, biraz eğer varsa, zekanızı zorlayın istiyorum. Çanakkale de Atatürkün neler yaptığını ve savaş kaybetmeyen bir deha olduğunu kafanıza kazıyabilmek için anlattım.

HALİL ORHAN ACAR
Kaynak; İsmet Görgülü, 10 Yıllık Harbin Kadrosu, TTK. 1993

SATILIK- Elite turbo muin 2

Forum linki

SATILMIŞTIR.

 

800 TL

Yurtdışından garanti kapsamında gönderilen 2. trainer dır.

3 haftadır kullanmaktaydım,

Sıfır ses politikası ile satılan bu üründen, ses düzeyinde 10 üzerinden 8 verimlilik aldığım için satışa çıkardım.

Piyasadaki çok yüksek miktar trainer dan daha sessizdir.

Ürün sıfırı Türkiye de 2.800 tl, yurtdışında 1.600 tl civarı.

Misuro b+ uyumlu ve bu cihazı aldığınızda zwift tarzı uygulamalara kablosuz bağlanabilirsiniz.

Kargo, yok. Gelirsiniz, bisikletinizi takar deneriz, kafanıza uyarsa alır, gidersiniz.

Kutusu, evrakları ve ELİTE sanal uygulama hediyesi yanında verilecektir.

Misuro b+ satışa dahil değildir.

(DAHA ÖNCE SATIŞTA OLAN TRAİNERIM SATILMIŞTIR, BU YENİ GÖNDERİLEN TRAİNER)

Özellikleri

Direk ruble takılarak çalışmanızı sağlayan gerçek sürüş keyfi sunan trainer sistemidir.

Sıvı direnç teknoloji vardır ve bu sayede sadece zincir sesi duyarsınız.

Kadance güç ve hız antremanları için idealdir. Paket içeriğindeki Misuro B+ sensor sayesinde Ant+ ve bluetooth özellikli her aparata bağlanabilir. Böylece hız,kadance ve güç gibi değerlerin takibini yapabilirsiniz.

Özellikler:

Roller sistemi: Ruble bağlantılı
Direnç özelliği: Sıvı resistant
Direnç seviyeleri: 54 km/h – 2500 watt güç üretimi
Uyumluluk: Tüm bisikletlere uyumludur.

Teknolojiler:
Kademeli olarak hız artışı
Sıvı direnç sayesinde mükemmel sessizlik
Ruble bağlantısı sayesinde sessiz vites geçisi ve hassasiyet
Direk güç aktarımı
Sabit ve sağlam bağlantı pozisyonu
Yol ve mtb bisikletler ile uyumludur
Shimano/Sram 9/10/11 speed rubleler ile uyumludur.
Misuro B+ sensör ile ANT+ ve Bluetooth protokolleri mevcuttur.
Ant+ özelliği sayesinde zwift vb simulasyonlara kolaylıkla bağlanabilirsiniz.

Ferdimen ile Yurtiçi Turlar

 

2014/10/04-11 Frig & Lidya Bisiklet Turu (Eskişehir – İzmir)

2016/04/27 Suyun kaynağına yolculuk (3.Gün Beyköy – Çatak Vadisi)

2016/04/26 Suyun kaynağına yolculuk (2.Gün Tire-Ödemiş-Beydağ)

2016/04/25 Suyun kaynağına yolculuk (1.Gün Pamucak-Tire)

BİSİKLETİ YENİDEN DÜŞÜNMEK-cahitakın

Tedavisini senelerce ötelediğim bel rahatsızlığım beni sonunda iki yüz metre bile yürüyemez hâle getirmişti. Ameliyatı da kapsayan zorlu birkaç ayın ardından hayata kısa ve ağır adımlarla geri dönmüştüm. Gittikçe hızlanan ve uzayan yürüyüşler yolumu bir bisiklet bayisinin önüne çıkardı. Sonra iki teker üzerinde kilometreler su gibi akmaya başladı, rakımlar ardı ardına devrilir oldu. Yeniden doğmuştum, evet.

BİSİKLETİ YENİDEN DÜŞÜNMEK-cahitakın yazısına devam et

↓