Atlantik milliyetçilerine Halep havucu-24 Kasım

AKP Hükümeti’nin ve AK-Medya’nın “Ruslar ve Esad Türkmenleri katlediyor” yalanı sıradan bir kampanya mıdır? Hayır!

Olmadığı başta Erdoğan‘ın danışmanı Yiğit Bulut olmak üzere AK-Medya’daki kimi kalemlerin yazdıklarından bellidir.

Örneğin “Türk çağı” başlıklı yazısında Ergün Diler şöyle diyordu: “ABD dünyayı konrol etmek için Ankara’ya büyük rol vermek durumundaydı. Onlar dünyada büyük kalırken biz de bölgede imparatorluk kuracaktık… Bu operasyonlardan sonra İslam dünyası İstanbul’dan yönetilecek.”

Örneğin İbrahim Karagül, ABD’nin duraklama dönemine girdiğini, küresel ölçekte yönetme becerisi olan tek ülkenin Türkiye olduğunu, Serlçuklu ve Osmanlı’yı kuran iradenin devrede olduğunu, Erdoğan‘ın bu nedenle 2023 hedefi ilan ettiğini, kalıcı güç inşa etmek üzere sadece Anadolu için değil, bütün coğrafya için çıkış yolları çizilmekte olduğunu yazdı.

Örneğin danışman Yiğit Bulut açık açık coğrafyanın Türkiye tarafından yeniden çizileceğini savundu.

BOP GÖREVLERİ SÜRÜYOR

Tüm bunları sıradan hevesler, dizginsiz ihtiraslar olarak niteleyebilir miyiz? Hayır!

ABD’nin kendilerine imparatorluk kuracağını söyleyebilmeleri Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanlığı yapmalarındandır. Bunu Türkiye’ye yutturmak için de “Yeni-Osmanlıcılık” yapıyorlar!

Yine Ahmet Davutoğlu‘nun Dışişleri Bakanlığı’na atanmadan hemen önce ABD’ye verdiği şu söz hâlâ geçerlidir: “ABD ile Ortadoğu, Kafkasya, enerji güvenliği konularına ilişkin yaklaşımımız neredeyse aynıdır. O yüzden ABD ile ilişkilerimizde önümüzde altın bir işbirliği dönemi var. Türkiye, küresel yeni düzene, çevresinde alt bölgesel düzenleri yeniden kurarak katkıda bulunacak ve bu da soğuk savaş sonrasının yeni düzeni olacaktır.” (Anadolu Ajansı, 21 Mart 2009)

Davutoğlu’nun “alt bölgesel düzen” dediğine, Ergün Diler “ABD’nin kurduracağı imparatorluk” demekte, Erdoğan ise “Diyarbakır’ı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi içinde bir merkez yapmak” diye tarif etmektedir.

Açılım sürecinde de “Türkiye’yi Kürtlerle büyütmek” diye propaganda yapmışlardı.

IRAK’TA KERKÜK, SURİYE’DE HALEP HAVUCU

Kısacası ABD’nin BOP görevini, kamuoyuna “Yeni-Osmanlıcılık” diyerek ve “Türkiye’yi Irak ve Suriye’ye genişleteceğiz” diyerek yutturmaya çalıştılar, çalışıyorlar.

İşte son günlerdeki “Türkmen katliamı var” kampanyası bu nedenle yapılmaktadır. AK-Medya’da attıkları “82. il Halep” manşeti bu nedenledir.

ABD nasıl 20 yıl önce Türkiye’nin önüne Kerkük havucu koyarak Barzanistan’ı inşa ettiyse, bugün de Türkiye’nin önüne Halep havucu koyarak PYD kantonlarını inşa etmektedir!

Tamam, ABD Türk Ordusu’nun direncini kıramamış ve onu Suriye’de “kara gücü” yapamamıştır ama Washington arşivlerinde Irak deneyimleri mevcuttur. Beyaz Saray PKK operasyonlarına sessiz kalarak PYD’ye koruma kalkanı kurabilmiş, İncirlik Mutabakatı ile John Bass‘ın dediği gibi Türkiye’yi geri dönülmez bir noktaya doğru ilerletmeiş, şimdi de ABD ve Türk özel birliklerinin koordine ettiği bir saldırıyla süreci yeni bir aşamaya geliştirmeye çalışmaktadır.

“82. il Halep” manşeti, işte bu aşamanın tuzağıdır!

ŞAM AMERİKAN KORİDORUNU ENGELLİYOR

Milliyetçilikleri iki kere sahtedir. Birincisi Suriye’deki Türkmen için kampanya yaparken, Irak’taki Türkmen’e sırtlarını dönmektedirler; ikincisi Sünni Türkmen için kampanya yaparken, Şii Türkmen’i pasaportu olmadığı için sınırdan içeri sokmamaktadırlar!

Kaldı ki, Rusya ve Suriye Ordusu Türkmenlere değil, MİT’in kurduğu Sultan Murat Tugayı’na operasyon yapmaktadır. Sonuç olarak Arap, Kürt, Türkmen farketmez; Suriye’yi paralamaya çalışan her örgüt Şam yönetimi için teröristtir.

Ve aslında Sultan Murat Tugayı’na destek olmak da milliyetçilik değil, Suriye’ye düşmanlık üzerinden Türkiye’ye düşmanlık yapmaktır. Şöyle:

Türkiye neyden rahatsız? Suriye’nin kuzeyinde ABD’nin desteklediği bir Kürt koridoru inşa edilmesinden.

Peki ABD neden kuzeyde bir koridor inşa edebiliyor? Çünkü Türkiye’nin de katkısıyla Şam yönetimi kuzeyde egemenliğini geride kalan 5 yılda yitirdiği için. Şam yönetimi egemenliği yitirdikçe, kuzeyde PYD ABD desteğiyle egemenlik kurmaktadır.

İşte şimdi Suriye ordusu Rus hava desteğiyle kuzeye doğru ilerlemekte ve koridor inşa edilecek coğrafyada adım adım yeniden egemen olmaya çalışmaktadır. Amerikan Koridoru’ndan gerçekten rahatsız olan, bu kuzeye taarruz harekatını destekler!

Oysa AKP Hükümeti tersine “Halep havucu” ile kamuoyunu ikna edip Suriye’ye sefer düzenleme peşindedir; koridoru önlemek için değil, Suriye Ordusu’nu durdurmak için! Bu da sonuç olarak koridor inşasına katkı demektir.

Türkiye’nin Irak’ta düştüğü tuzağa 20 yıl sonra Suriye’de yeniden düşüyor olması, gelip gelip en temel sorunumuza dayanmaktadır: Ankara’nın Ankara’dan yönetilmemesi sorununa…

Not: Bu konularda daha da ayrıntılı inceleme yapmak isteyenler, son kitabım “Suriye’nin Sevr’i: Amerikan Koridoru”nu mutlaka okumalıdır.

Mehmet Ali Güller

24 Kasım 2015

http://mehmetaliguller.com/2015/11/24/atlantik-milliyetcilerine-halep-havucu/

Bir cevap yazın