STEFANDAN YENİ YAZILAR. BİSİKLETİ HAFİFLETME PÜF NOKTALARI VE 10 YIL SONRA…

Merhaba sayın bisket hastalari ve üst segment ustalari. Bir çoğumuzun en takıldığı konudur bu ve hastalik derecesinde uğraşanlar var. Basitce sayalim yöntemleri

1. Bir kere bisiklet ağır değil, yemişin kebabı böreği içmişin Le kolayi ondan sonra biskeletim neden14 kilo diyosun, oldu mu? Olmadi bro
Az yiyecen az uyucan bak nasil hafifliyor piskelet. Yine olmazssa tur sonrasi soda öneririm ama meyvalı olmaz sade soda…

 

2. Bisikletin 10 kilo ama yüklemisin arkasina 2 litre gazozu, 1 litre suyu ondan sonra karbon suluk kafesi ariyosun. Ben böyle mantık askerde görmedim.
Yükleme o kadar gören de pasifiği yüzerek geçecen sanir. Koy cebine 1 gramlik 50 kaadı, susarsan bakkaldan alır içersin, hem bakkalcıyla da muhabet edersin güzel olur.

SC

3. 150 gram fark için yüzlerce dolar fark ödemek aynı amerikaya gitmek için gemilere kaçak binen bir mozambiklinin 3000 dolar ödemesine benzer. Ulen zaten sende o para varsa orda da zenginsin, ne giriyon gereksiz maceralara? Anlatabildim mi?

senegal

Yok anlamadın yine boş boş bakıyosun. Yani demek istiyorum ki Esra Ceyhanda bi kadın var, çirkin ama zengin. Onunla bi çay içmeni öneririm.

4. Biz gençken İbrahim Erkal’ın ” canısı canısı ömrümün yarısı” mimvalinde bir şarkısı vardı, bayıla bayıla dinlerdik. Ama tuhaf olan şimdi o şarkıdan nefret ediyorum ve lanet ediyorum kendime, lanet ediyorum müzik zevkime….Anlatabildim mi? Bak yine aynı bakış…Evladım dejavuyu biliyoruz da bu başka bişey. Demek istediğim şey bugün seni heyecanlandıran şeye yarın popışinle gülmen muhtemeldir. O yüzden yaptığın şeyde profesyonellik amacı gütmüyorsan ( yani parani o işten kazanma planın yoksa ) bu kadar para yatırmak ahmaklık olabilir. Bak kesin konuşmadım hemen celallenip beni forum yönetimine şikayet etme aslanım .

5. Bisiklet ağırlığı çoğunlukla yanlış algılanan bişeydir. Esasen bisiklet ağırlığını tartarken kimse kendi kilosunu hesap etmez. Bunun ıçin formül şudur ;
Biskelet + sen+ kıyafetlerin ÷ midene depoladığın selfservis yiyecekler ÷ 2 = Gerçek ağırlık.
Bu formulu basitleştirirsek eğer sen ve piskeletin darası diyebiliriz.
Yani bu foruma gelip, işte efendim pisikletim 7.8 kilo      ( yol için ) ya da pisikletim 9.8 kilo ( mtb için ) diye hava atarken üstüne 110 kiloyu da ekleyecen de konuşçan dostum. Yine diyorum bisiklet bir spordur esasen ağırlığın bir önemi yoktur. Hattta ve hatta ne kaaa ekmek o kaaa köfte felsefesinden yürürsek eğer ağır bisiklet daha iyidir bile derim ben ( şimdi tepkileri yuhlamalari, kınamaları, hor görmeleri duyar gibiyim ama muhim değil ben doğrucu Davud olayim da birileri de firavunun veziri Haman olsun problem yok.)

6. Biskeleti kolay hafifletmenin bir yöntemi de ilkbaharda Cengiz Kurtoğlu şarkılari dinlemektir. Dinlersin dinlersin; Bide bakmışın yan komşunun 98 kiloluk kızı zeynepe sırılsıklam aşık olmüşun kendini tüy kadar hafif hissedersin, kelebek tadında yaşarsın bi süre hatta kazancı yokuşunu singıl şipeed hizmet pisikletiyle tam gaz çıkan bir abimi hatirliyorum. Adam son teknoloji karbon bisletle % 4 eğimi çıkamazken bi dinlettim Cengızin ” duvardaki resminle avunur gönlüm ” parçasını, adama bi haller oldu , market piskeletiyle downhill yaptiğına şahit olduk. Eeee aşk bu çelik kadroyu karbona döndürür, seni de maymuna çevirir ; Bi bakmışın 760 yıllık çınara tırmanıvermişin

7. Bisikleti gerçekten hafifletmenin bir yöntemi de nasada işe girip çok çalışıp astronot olmaktır . Tam bir F/P ( fiyat performans ) nimetidir bu. Çunku alırsın biskeletini mekiğine binerken, zaten kargo parasi da yok ohh mis gibi . Atmosferi geçtiğinde bi bakarsın o gülle gibi biskeletin havalarda uçuyor. Şimdi sıkıysa pedala bakalim hahaha :D

8. Biskeletini hafifletmenin diğer bir yöntemi de onu bir psikoloğa götürmektir. Hem gezmiş olursunuz hem de çocukluğunuza döner sizi mahalle maçına almayan komşu çocuklarına bi güzel söversiniz.

tuncel-kurtiz-anisina_7070641-2480_640x360

Hatırladımda beni hep kaleci yapan bir semih vardı ona cidden gıcık olurdum, namussuz iyi top koşardı ama çift kişilikliydi birader. Kendini hem okulun hademesi sanır hem de müdür yardımcısı. Kafasi baya bi karışık bir arkadaşımızdı diyebilirim. Ama ne zaman ki cüssesine güvenip beni dövmeye kalktı işte o zaman döner tekmemin uçan tekmemin tadına bakma fırsatı buldu.
O zamanlarda ben zaten futbolu sevmezdim tekvandoya gidiyodum ama duyanlar zevkine bana dalmasın diye kimseye de söylemiyodum. Malesef o kavgada gerçek ortaya çıkmıştı ve ben mahallenin bruce lee si ünvanima kavuşmuştum.

BOKSS
DİĞER YAZI