AY SEYHATİNDE FİNAL..KAÇIRMAYIN. STEFAN

Afedersiniz ama ben çok zengin bir insanim;
Öyle ki dünyada tatmadığım zevk kalmadı diyebilirim.  ( aklına geleni biliyorum terbiyesizleşme korumalarımı yollamayayım )
Kahvaltımı Mayami’ de yapar, öğle yemeğimi Antep’ de kebabçıda tamamlar, utanmaz bi de Tokyoya suşi yemeye giderdim.  (gerçi bizim sokakta satilan midye dolmalar on basar ama neyse)
Yoga moga , kişisel gelişim seminerleri derken Hiper star Ajdardan oryantal dersleri almaya kadar azdım bi ara.

rich-man

Sonra hayatımın anlamını bi anda kaybettim. Dötümüze rahat battı kisaca.

hqdefault
Sonra bisiklete merak sardim. Adını vermek istemediğim bir amerikan bislet firmasina 1 milyon dolar sayarak bir mtb yaptirdim. 3 yıl sürdü ar-ge çalışmaları…

Sonunda bisketimi teslim almaya Ohayo eyaletinin köhne bir bölgesine gittim ucagimla… Ulan ben de bekliyorum ki beni o filmlerdeki ince belli kucuman popişli latin hatunlar karşılasin derken dört tane başlangıç seviyesi Meksikalı abla karşıladı. (abla dememin tek nedeni kadınların tanesinin yaklaşık 140 kilo olmasıydı . Hayal edin 4 tane bisan çift borulu hizmet piskeletini yanyana ; Hah oyle bisey )

yungas
Neyse uzatmayayım aldılar beni bi kamyonun arkasına, dogru o ismini vermeyeceğim biskelet üretim atelyesine. Ben de sandım beyaz uzay kiyafetleri giymiş mühendisler acaip şekil bir ar-ge merkezinde çalismalar yapiyorlar ama nerdeeee,  bildiğin halkalı sanayi bolgesinde bir rot balans dükkaninin kopyası bi yer..Kollari fil bacağı gibi kalın ve gariban meksikali dayilar ellerinde çekiçlerle durmadan demir dövüyorlar ( ahhhh kapitalizm ben senin aneyi avradi .. Neyse sövmücem admin trip atıyor sonra..he he )

car_boom_660 (2)_012216010625

İçlerinden biri beni görünce koştu ve bana sarıldı .Bi de kucaklayip havaya kaldırmaz mı? ” vay hemşerim benim, ben de Malatyalıyim, Pötürge’ de kime sorsan beni tanir. Naber lan keranaci ” demez mi şok oldum a.q.

images

Nerden anladin Türk olduğumu? ” deyince ters ters baktı ; “_ Ulan dünyada kaç tane ırk var adidas aşofmanin altina italyan kundura giyen denyo ” demez mi? , neye ugradığımı şaşırdım sonra Ohayonun bi kasabasinda oldugumu acı ve zevk arasi karmasik duygularla fark ettim a.q…
O Malatyali dayi beni müdüre götürdü sonra . Çaydı kaveydi , nerelisindi , nolcak fenerin haliydi derken ne amacla oraya geldigimi bile unutturdu lavuk. Sonra titredim ve kendime geldim. “_Nerde lan benim milyonluk biskeletim müdür?” kafasına girince alttan aldi, abi çekti bana.

Zaten herkes çekinir benden ekseriyetle abi der; O yüzden 40 korumayla gezerim . Bazen anadolunun köhne bi kasabasina girdiğimde kasaba yerlileri beni başkan erdogan saniyor.
Yazik adamlara garibanlar, ya uydu risivırlarini güncelleyemiyorlar tabi unutmuşlarda presidinintlarinin yüzünü ehehehe.
Neyse müdür beni bürosundan çok gizli havasi verilmiş çay ocağından bozma bir depoya göturdü. Aluminyum folyo örtmuşler milyonluk piskeletime cucığine soktuklarım ; Güya müşteriye global biznıs havasi verecekler…

bday1

Ben atelyenin genel durumuna binalen ortaya çikan ürünün kalitesinden ciddi bi endişe duydum ve içimden :” Rahat battı tabi popona dimi tatminsiz denyo o parayla 5 ay kumkapıda alem yapardın ” diye düşünurken müdür astrolog rezzan havasina girerek durumu açikladi ; ” _ Bak simdi stefaninkicim, Ohayoda vergiler çok fazla ve buralar hırsız dolu , eğer senin hayal ettiğin gibi bi tesis açsak vergiden göçeriz ve üstüne meksikali uyusturucu çeteleri dötümüzün kalibindan karbon popo yapip bizi burda bi güzel s… Eeee döverler stefaninkicim. Anlatabiliyo muyum hayatim ” dedi…
İkna oldum a.q biz de oto kaportacı havasi verdigimiz bi dükkanda lüx ve zenginlere hitap eden bi sexshop fabrikasi açmıştık, ordan ikna oldum. (keh küh)  VOL 1 SONU.

Aya gidis dönüş sadece 7 milyon dolar ( vol 2 )

Fakat sonra Çin’ den aliexpress kom bizim 10 dolara mal ettiğimiz vibratorleri 1 dolara piyasaya sürünce şirketimizi kapatıp yerine “Meşhur Adıyamanli stefaninki usta waffle ” dükkanına çevirmeye karar verdik üst yönetim olarak.
Neyse mevzumuz bu değil milyonluk biskeletime gelelim; Müdür o şişman meksikali ablalari çağırıp alkışlar eşliğinde aliminyum folyoyu makasla kestirdi bana. Makas mı kördü yoksa folyo mu dandikti emin değilim ama zor kestik .

bike
Beklediğimin çok cok üstünde bi makina yapmislar birader; Frenler kuş gibi rahat hiç yormuyor insani, dediklerine göre dünyada sadece benim biskeletime uygulamıslar bu teknolojiyi. Aletin fren kablolarinda bildiğimiz hidrolik yağ var. İnanamadım lan çok rahat.

Ben malatyada ilkokuldayken hademenin bi biskeleti vardi o kadar ağırdi ki ariza yaptiğinda çekici çagirmak zorunda kalıyorduk, ama bu öyle değil bilader o kadar hafif ki parmağınla kaldırabiliyosun.

mtb

Tabi kaçar mı cep telefonumla fotoraf cektim, havaya parmağımla kaldırıp hemen feysimde paylastim, anında 450 beğeni geldi. Beğeniler hep üst yonetimden geldi gerci yalakalık artık bi meslek oldu. Hemen test etmek istedim özel bi halikopterle insan evladı işememiş kanyonlara gittik. Kaskti, gopro kameraydı bütün edavatimizi yüklenip hemen inceden bi iniş gerceklestirip anında yutubuma yükledim. Oraya da aninda 450 layk geldi; Bilin bakalim kim onlar?? Durun soylemeyin zaten memlekete döneyim ilk yönetimi lav etcem a.q lav dediğime bakmayin gercekten lav edecem, lav silahı da alayım dönerken unutturmayin…

Biskeletime resmen aşık oldum. Hatta onunla çaya çıkmayı dahi düşündüm, korktum bi yandan da; Ya o benden elektrik alamazsa, Ya kriterlerine uygun değilsem diye çok endişelendim ama sonra verdiğim 1.milyon amerikan dolarını hatırlayınca kendimden tiksindim, kendime ayar oldum, kendime laf sokup kendime daldım tekme tokat.

Aklimda şu soru belirdi bu sefer; “Ulan bu lavuklar rot balans dükkanindan daha ilkel bi dükkanda nasıl yaptılar bu makinayı? Bu teknolojiyi goggle dan aratarak elde etmiş olamazlar nasıl olurrr nasıl olurrrr????? ”
Düşünürken cep telefonum çaldı, arayan o dedikodusunu kurguladığım bislet firmasinin müdürüydü
Ibneden resmen tirstim lan oha yani; Başladi biskeletteki teknolojiyi anlatmaya ve nasil üretildiği hakkında da detay vermiyodu totoş
“Birak lan dötün yiyim ayaklarını al şu 20 doları konuş ‘ dedim ( eheheh filmlerde hep görürüm bu sahneyi bi de ben yaşayayim ağzımın tadıyla ehehehe )
Abi dedi , “_Kaynatam siayeyde üst düzey yönetici benim . Kayınçoyu NASA ya soktu torpille …o da orada aya gidiş dönüş sadece 8 milyon dolar kampanyasının reklam sorumlusu. Bunu kimseye söyleme lütfen ama ben senin biskeleti nasadaki yeğenim ve ekibine yaptirdim “

Beynimde şimşekler çakti birden ve kraterlerde yapacağim enfes turlari , Xc parkurlari ne bileyim dovnhil aksiyonlari hayal etmeye başladım. Heyecandan kalbim duracaktı resmen….
Müdürün kayınçosunu aradım , “_bilader ben Sinyor Ceymisin tanıdığıyım sizin şu aya seyahat ilanınzı gördum feyste,
Bana en son kaça olur? Fiş alcam yalnız onu vergiden düşeriz bi de yanımda biskeletimi de alsam sorun olur mu? ” dedim.
“Ayıpsın abi sana düz 7 milyon dolara yaparız kimseye söyleme ama bi de malatyadan bize meşhur iskender kebabı getir ” dedi. Pazarlıkla 7 milyona anlaştık sonunda…

Oradan bindik halikoptere ver elini Nasanın kansas sitideki dinlenme tesislerine (bu arada içinden ukala bi tavirla “_Halikopter degil lan o dallama , helikopter ” dediğini biliyorum tatlişkom ama maksadım aksanlı konuşup halkın gözüne girmek bilesin. Çünkü dizilerde bile fark ettinse milyonluk yalılarda ve malikanelerde illa bi iki tane aksanlı konuşan hizmetçi modeli koyuyorlar ki halkın hem içine sinsin hem de kendini daha da ezik hissedip zenginlerin hayatının tek çıkış noktası olduğuna inansın. Anlatabildim mi hatta bazen abartıyorlar; Ayni hizmetçi önce karadeniz aksanıyla konuşurken ilerleyen bölümlerde antep maraş aksanına geçip finali muşlu aksanıyla tamamlıyor )

nasa

Neyse tatliskom dinlenme tesisine vardik. Ben bekliyorum ki bi hürmet bi hizmet ama öyle olmadı direk sanki askerlik şubesine gitmişim de sevkimi hazırlayıp beni acemi birliğjne yollayacaklar neredeyse…Kıllandım ama bişey de diyemedim abi gurbetteyiz adami iki dakkada öpüverir elin kansaslısı…
Kendime bi oda biskeletime ayrıca oda istedim kabul etmedi zalımlar, ikimizi de ayni odaya tepiverdiler…Bana bi tuhaf kıyafet verdiler (şu arı bakan amcaların giydiğine benzer ya da ilaçlama yapan ziraatçilerinkine benzer) Yarin sabah eğitim başliyor hemen yat dediler…
Içimden ana bacı sövdüm bi kez daha kapitalizmin insani domaltmak olduğuna şahit oldum. Hayır bişey degil hem 7 milyon dolar ver bir de üstüne asker kaçağı muamelesi gör hak mı lan bu?

DSC_6518
Tubi or nat tubi
Yok lan olmadi
Tubi kontinutid eheheh

Devami cok yakinda canlar bakalim malatyali astronot ne halt edecek ?

 Yatağımıza yattık yatmasına da, temizlikçi kadın yıllık izne memleketi Venezuella’ ya gitmiş, nevresim takımlarının üstünde kaç Amerikalının yattığı belli değil, artı egitim esnasında şap da vermemişler acemilere; yatak, nasıl diyim böyle kekremsi, koltuk altı teri, çok afedersiniz yıllanmış Lagavulin16 gibi, sarımsak soğan benzeri kokularla bezenmiş . Utanmadan yatakta Sütaş muhallebi de yemişler, heryere de dökmüşler; beyaz beyaz. Böylesine kötü bir ortamda yatmanın ve 8 milyon dolar vermenin öfkesiyle uyuyamadım a.q. ( 7 milyon dolar : ay seyahati +1 milyon dolar özel apgereyt mtb eder 8 milyon. Yine de Ataşehir-Havaalanı arası verdiğim taksi parası çok koydu içime, o ayrı. Onunla dönüşte hesaplaşacağım; tersten Bursa Çanakkale üzeri dolaştırmak neymiş göstereceğim. )

WATSON

Biraz tv izlersem uyurum dedim, açtım tv yi. Maried & happy adlı programda Kentakideki özel bir at ciftliğinden emekli bi dayımız elektrik alabileceği, aşık olabileceği ,(???? Watta mada fakiz goin on bro ), birlikte çimenlerde sev… eee sey koşabileceği, hayatının kadınını arıyormuş ibibiğine zıçtığim…
Demek denyoluk tek bir ulusa ait değilmiş brader…Adam Kentakili olmuş adam olamamiş.
Kanal değiştirdim, “yeteneksizsiniz washington” programında, Bruklinli bi afro-Amerikan amca juriye Ciguli taklidi yaptı, üstüne utanmadi Arif susam taklidi yaptı, üstüne Cezanın “mamamama mamama maykafon şov ” adlı eserini okuyunca benim ayarım kaçtı. Avazım çıktığınca haykırdım ” _alayinizin anasını avradını gelmişini geçmişini teee Kolomb’ a kadar…

…” Odayı özel güvenlikçiler bastı , beni sakinleştirdiler…
Lan arkadaş beni esas sinirlendiren şeyi anlamadınız siz olay başka. Gitmişim te Amerikaya di mi gurbetteyim, yabanci bir memlekette olduğumu hissedeyim lan biraz. Az da olsa memleketimi özlemek için elimde bi dal olsun. Sokağa çıkıyorum caddeler ayni bizim caddeler, alışverişe gideyim diyorum heryer Avm , mek danıls aynı, börgırking aynı kusacam anasını avradını lan..
Hatta bi meksika mahallesine girdim; hani bizim millletimize yakin insanlar filan, kaveye gider iki batak yaparız dedim.
Demez olaydım; Mahallenin ortasında Şaypa , karşısında BİM.
Onun çaprazında simit sarayı. Aklımı kaybetmemek icin cok mucadele verdim. Ben böyle bi standart yaşamdan kıllanırım dayı kusura bakma. O ne lan öyle dunyanin neresine gidersen git izlediğin programdan tutta alisveris yaptığın magazaya, giydiğin kıyafetten tut yediğin pizzanin markasina kadar hep aynı anasını satayım.

SAYPA

Mecbur muyum lan ben hanımı alıp o zevksiz avmlerde alişveris yaptiktan sonra lattemi içmeye ve ailecek fes fud yiyip üst katta bovling oynamaya? Zorunda mıyım lan; sana soruyorum okuyucu yanıt ver bana?

Gercekten çoğu zaman kendimi hormon iğnesi yemiş, 20 günde kesilip paketlenen ciftlik tavuklari gibi hissediyorum. Ve bu duygudan nefret ediyorum. Madem tavuğum bırak kırlarda bahçelerde efendi efendi yemleneyim bilader, birakta ayaklarımla eşelediğim topraktan çikarayim rızkımı . .. Bu sistem bizi o kadar makinelestirdi ki bazen yönetim kurulundan Necmi’nin aniden terminatore dönüşeceğini filan düşünüp kaçıs planları tasarliyorum a.q. hah hah ha…

Belki de biskelet aşkımın esas nedeni de odur lan kimbilir? Çünkü çocukluğuma dair elimde kalan tek şey biskeletimdi. Mutlu olduğum anların tek şahidiydi. Param olursa mutlu olacağima inandirdilar ama o da yalanmış, bak gördün mü para bok ama siittir boktan bi yerde elin amerikalisinin kahrini çekiyoruz; Üstelik sadece 8 milyon dolarcık…

Sonra zengin olmak icin yaptiklarimi düşündüm uzun uzun, pişmanlığın dibini buldum. Hakkını yediğim fakirler geldi aklima ağladım. Hala benden zam isteyen o gariban bahçivanımı kovduğumda bana söyledikleri çinlar kulağımda…”_ Adam ol lan adam ol , çoluğum çocuğum torunlarım var benim.”
Çok ağladım , daha da ağladım.
Hemen CEO’muzu aradım . O bahçıvanı bulup kendine yüklü bi para, ev ve araba vermesini emrettim. İçime bi huzur geldi. Rahatlayıp uyumuşum..

Aniden Serdar Ortaç’ın “karabiberimmmmm vur kadehleriiiiii , karabiberimmmmm içelimmm her geceeee , zevku sefaaaaa doldu gönlümeeeee” sarkisi calmaya başladı. Yataktan aynı aslan görmüş ceylan gibi sıçradım. Iceri kalabalık bir CIA ajani sürüsü daldı. Şoka uğradım ananiski. “_Noluyo lan ne daliyonuz odama dümbükler?” diye bağırdım.
Şefi konuşmaya başladı.”

Sayın stefaninski bey ben Cek, bunlar da ekip arkadaşlarım. Sizi çok gizli bir uzay projemiz için tezgaha getirmiş bulunuyoruz ehehee.
Alırsın babayı ,çok safmışın bilader uzayda downhill filan hemen yemi yuttun harbiden, tim hazir ol!!!!! rahattt !!!!! gülün hhhahahahahahhah”…
Vay anam vayyyyyyy çok pis tıfaya geldik iyi mi? “_ Siz benim kim olduğumu biliyonuz mu lan? Nasada yeğenim var benim. Ayrica efbiayin şefi uzaktan ahbab olur alayinizi sürdürmezssem anam avradım olsun. Meksikaya sürdürcem lan sizi
Uyuşturucu çetelerine dansöz diye kiralicam.!! sizi gidi totoşlar siziii..Görürsünüz bak 3 güne kadar meksika kiyilarinda cesedinizi bulurlar.”
Sef daha da güldü tehtidlerime…

Ben Ustura Aliyi de tanıyorum, haberiniz olsun. Bi telefonuma bakar.

O kim?

Mahalledeki arçelik bayii..e mına koyim onu tanımıyon bunu tanımıyon aklıma bu geldi.

Ah hah hah”Bırak lan traşı biz direk başkana bağlıyız koçum kimseden emir almayız bilesin. Ayrıca uzaya maymun yollamak çok maliyetli bi de lafdan da anlamiyorlar. Bi tanesine 30 milyon dolar harcadık 3 senede ancak elektrik süpürgesinin açma dügmesine basmayı ögretebildik.
Bi de çok oburdu totoş, her gün kasa kasa muz yiyip evlilik programı izlemekten başka bi numarası yoktu
Presidıntın emriyle uzaya insan yollama kararı aldık..Eğer amerikan vatandaşı yollasak ilerde sorun olabilirdi başkanın siyasi geleceği için. Bize hem zengin hem başka ülkeden, hem de maymun iştahlı bi sazan lazımdı, tombaladan sen çıktın hayatım. Şimdi tantana yapmada şu a4 kağıda vasiyetini yaz. Bana da 4 beş milyar dolarcık hibe yapmayı unutma yoksa eğitimlerde anandan içtiğin Neskafe Gold’u burnundan getiririm senin, akıllı ol! Basına haber yapacaz senin hikayeni de ; sakın fire verme!”

waterboarding-pic-getty-913668226

Neye uğradığımı şaşırdım “_abi bu amerikalılar kahpenin dölüdür” lafını işten kovduğum o bahçıvandan hep duyar , tepki verirdim . ” Olur mu cahil ne saçmalıyosun sen? Amerika bizim en kadim müttefikimizdir, onlarsız bir ortadoğu düşünülemez” derdim.
Meğer bahçıvan anlamış bunları bi ben anlamamışım…

Neyse kıyafetlerimizi giydik geçtik nasa uzay eğitim merkezimize. Dev bi yüzme havuzunun başına getirdiler beni. Lan diyorum bari üç beş karı da olsaydı da havuz başında kokteyl selfisi çekseydik.
Sanki icimden geçenleri duymuş gibi siayey şefi ajanlara bağırdı ; “_ mayk ve vilyım koşun kadınları getirin! ” Sevindim la iyi mi .Güzel karılar olsalar bari dedim ama bu hayalim yaklaşık olarak 2 dakikalik bi sürede tarihe gömüldü a.q..

Hadi siz tahmin edin bakalım karıları ? Bilene milyonluk mtb mi hediye etcem.
Yok mu tahmin? Yok lan daha neler Esra erolun ne işi var burda mal mısın?
Tahminler tutmadi ben söylüyorum evet. Hani beni bislet üretim merkezine götürmek icin karşılayan 140 kiloluk 4 adet başlangıç seviyesi meksikalı abla vardı ya hah işte meğersem onlar siayey ajanıymış kahpeler zaten meksikalı da değillermiş ameliyatla degiştirmişler yüzlerini, Yukarı Guadalahara eyaletindenmişler.

FAT

Ulan ilk defa bu kadar pişman olduğum bir yatırımla karşı karşıyayım amk. Ne gerek vardı sanki 1.milyonluk mtb ye? Bahçıvanın salkano ng 450 si mis gibiydi .Gider alırdık bi züccaciye dükkanından taksitle bi de beklemezdik 3 yıl…
Tam malmışım harbidende. 8 milyon dolara 6 lı kuponu doldurduk üstüne ilk ayakta yattık iyi mi? Eşşek çıktı bizimkisi.

O 4 karının kollarına bağlı bi zinciri tam ortasından kayışla belime bağladılar ve sualtı tüpü taktılar ölmeyeyim diye…Bunlar bi koşmaya başladı; Kendimi kazancı yokuşundan aşağı başlangıç seviyesi bir yol bisletiyle salmış gibi hissettim ve suya daldım. Ulan kaçmaya çalışıyorum ama mümkün mü bu sizce? 4 x 140 = 560 kg ağırlıkla suyun dibindeyim amk..
Aha birde ne göreyim suyun dibinde çift demirli bisan markaHizmet biskeletini oturtmuşlar , şimano şişman marka karılar beni tuttukları gibi bisletin selesine oturttular. El işaretleriyle pedallamam gerektiğini anladım.

pegasus_LARGE_t_1581_106601194

Başladım kadans kasmaya ( ulan bi de garminim olsa on numara olucaktı serefsizim. Konum: Nasa uzay merkezi , ortalama hız saatte 12 km enfes olurdu harbiden. Anında 450 kudos gelirdi ehehehe )
Amaç uzay ortamında yerçekimsiz ortamda kondüsyon yapmaktı tahminimce …OLYMPUS DIGITAL CAMERAAdamlarda kafa zehir gibi, mal mi adam bu iş icin karbon biskeleti hiç etsin. Malum devir maliyet hesabı devri. ..Neyse ben yaklaşık bi 50 km kadar pedalladım tahminen. Ortalama hızdan emin değilim ama malum yerçekimsiz ortam…
Sonra karılardan biri onlardan ayrılıp gitti havuzun köşesindeki tuhaf kapağın panosunu açtı, şifre girdi, birden dev bi kapak açılıverdi. Bekliyorum bakalim daha dötümüz nasıl bir tehlikeye düçar olucak? Kadınların yüzündeki endişeyi görünce ben de tırstım a.q . Bisey geliyodu ama baya büyük bi uğultu çıkıyordu çünkü…Dev bir ahtapot olmasın sakın…1008879802

Ödüm içime kaçtı, aklımı kaybedecektim korkudan anasını satim. Dev gibi bi balina çıkmaz mı ordan. Balina yanımıza gelince karılar buna ödül olarak eti canga verdiler. Sevdiler hayvanı, şap şap vurarak ” aferim oğluuuummm gudddd boyyyyy ” dediler.
Sonra beni hayvanın üstüne kitlediler.. Meğer uzay yolculuğuna en yakın his deniz altı yolculuğuymuş bilader. Hayvan beni kaptığı gibi kapaktan içeri dalarak okyanusa kavuştu. Suyun dibinde nasıl hızlı gidiyoruz anlatamam.
Keşke koluma bi garmin takaydım super havam olurdu. ( Yer : Atlantik okyanusu. Ortalama hız dakikada 50 kilometre, gelsin KOMlar gitsin kudoslar )
1956 film of Moby-Dick

cnsmovie_mobydick_10

Siayeye bak sen hele okyanus hayvanını bile uzaktan beyin kontrolüyle yönetecek düzeye gelmiş zalımlar. Gerci bizim mahallede super zekalı elektronikçi bi Hasan abi vardı, adam beko televizyonun uzaktan kumandasına yaptığı özel bi devre vasıtasıyla düğmelerine basarak sokak köpeklerini hizmetine almıştı, lavuk volum düğmesine basınca hayvanlar gidip B.İ.M den market alişverişini yapıp geliyorlardı Hasan abinin. Ustelik kampanyaları da onlar takip ediyorlardı ama malum memlekette beyin göçü var o da isvicreye taşındı sonradan…

Neyse biz okyanusta tam gaz ilerlerken ben tam 5 kez istifra ettim. Bi de afedersiniz ishal olmuşum ama detay vermeyeyim…
Kurtulmaya calıştım tabide hayvan çok hızlı bi de beni kitledikleri mekanizma titanyumdan acaip sağlam, koparamadım lan zincirlerimi bi türlü. Eeee adam milyon dolar harcamış buna;
Tabiki beni “bi milyoncudan” alma bisiklet kilidiyle baglayacak değil elbet dimi?

Demek ki hayattan çok şey beklemeyecekmişin bilader; başıma gelenlerden bunu anladım. Ama geç kaldım. Ay kraterlerinde downhill yapalım derken şu an atlantik okyanusunun karanlık sularındayım ve balina sırtında fishhill yapmaktayım. Derler ya “iyilik yap denize at. Balık bilmezsse Halik bilir” atasözüne de uymuyor durum…

Ya da birileri öyle bi iyilik yaptı ki suyun dibini boylayan ben oldum.

Şu hayatta kendinden başka kimseye hayrı dokunmayan denyonum tekiyim; Tamam anladım da simdi ne olucak benim bu halim ? Dilim döndüğünce Halil Sezai’ den “İsyaaggggjjjjhhhhhhnnnn ” parcasını söylemeye çalıştım o da olmadı malesef tontişler.
Öleyim lan öleyim diyerek hüngür hüngür ağlarken aniden ensemden biri tuttu…Ben şok tabi hatta rak şok a.q….
Birden yanımda iki dalgıç belirdi. Tamam dedim şimdi final geldi o serefsiz siayey ajanı deşifre olmamak için beni öldürtme emri verdi adamlarına. Şimdi zıçtık diye içimden geçirirken dalgıçların omuzlarındaki ay yıldızlı amblemi ve yanyana 3 yıldızı görünce bizim adamlar olduklarını anladım…

2098-sat74yn0

Adamlar önce üstümdeki gprs cihazını bulup balığın sırtına monte ettiler, daha sonra da özel makaslarla kelepçelerimi kesip beni kurtardılar. Beni kaptıkları gibi yüzeye çıkardılar. Bir yata çıktık. Yatta acaip havalı bir ekip karşıladı bizi. Hepsi maskeliydiler ayrı mesele. Liderleri bana ” sayın stefaninki memleketine hoş geldin. Bu operasyon yapılmasaydı şimdi uzaya yollanan ilk Türk olacaktın ama dönüşün olmayacaktı. Vatanına dönünce üçkağıtcılık, hilecilik, haksız kazanç, ihale fesadı, vergi kaçırma gibi huylarını bırakacağına söz verirsen seni vatanına sağ sağlim götürcez koçum meraklanma. Komutanımız seninle özel olarak görüşecek şimdi ” dediler

ve beni bi kamaraya indirdiler.
Çok yüksek rütbeli olduğu omzundaki çelenklerden, yıldızlardan belli olan maskeli biriyle karşılıklı oturduk.
Komtan dedi ki : “_ Eğer holdinginin Ceosu beni arayıp senin adına özür dilemeseydi ve bana bıraktığın evi arabayı ve yüklü parayı açıklamasaydı şu an büyük ihtimal ölmüştün koçum…”

fakir-ama-gururlu-bir-genc-vardi

Haskskiiii şok oldum ….Adam maskesini bi çıkardı benim işten kovduğum o bahçıvan…Meğer adam gizli görevle bana gelmiş bir istihbarat subayıymış . Ve görevi bitince de zam istemiş .

Vay beeee sayın okuyucu…Demek hiç bir iyilik ve pişmanlık boşuna değilmiş…

Artık sadece vatanına bayrağına ve milletine hizmet eden biri olacağım.
Anladım ki vatandan güzel aşk yok ve yine anladım ki Türk’ün Türkten başka dostu da yok….
Foto Remzi gururla sunar.
Film bitti

020220132242399634979_4