Alaçatı’da Domalmak Vatani Bir Görevdir

 

Geçen hafta Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı Mehmet İşler turistik bölgelerde kazıkçı olarak nitelendirilen esnafın aslında vatansever olduğunu açıklamış ki aynen katılıyorum kendisine. Sadece bu sözlerine değil, sayın başkanın önceden etmiş olduğu ve bundan sonra edeceği her lafın altına da gözüm kapalı imzamı atarım.Bu işletmelere ödediğimiz paralar, ülkemize vergi olarak gidiyormuş. Tabii lan, manyak mısınız oğlum. Ben bir kere Çeşme Vergi Dairesine gittim kendi gözümle gördüm, esnaf birbirini çiğniyor lan vergimi ödeyeceğim diye. Ünlü bir balıkçının sahibi, vergisini az çıkarttı diye vergi memuruna kafa attı lan, “bu ne öyle bahşiş verir gibi?” dedi. Öyle alçak gönüllü insanlar ki eşek yüküyle vergi ödedikleri gibi bir de bunu gizli tutuyorlar. Ben üç kişiye sordum ne vergi ödediniz, diye, hiçbirinden doğru düzgün bir yanıt alamadım. Komşuları kendini kötü hissetmesin diye ödedikleri hayvani vergi rakamlarını açıklamıyorlarmış. Öyle duyarlı insanlar.

 

Sen hem böyle vatansever bir esnafa sahip ol hem de arkasından ileri geri konuş, gerçekten de anlamakta zorlanıyorum bu ülkenin insanını. Yunan adası ucuzmuş da bilmem ne. Oğlum oradaki adam denizden balığı çıkartıp zart diye sofraya getiriyor, bizde öyle mi lan? Denizden bile barkoduyla çıkıyor oğlum bu yakada balıklar. Düzen, intizam var oğlum burada, daha balık oltaya takıldığı anda vergi işliyor işletmenin hesabına. Yunan adası neymiş lan, yazarkasa görse tekne motoru zanneder oğlum oraların esnafı. Geçen Alaçatı’da balığımı yedim, başından bir parçayı kediye verecektim ki garson zıpladı hemen “Abi ne yapıyorsun sen?” diye. “Kediye balıktan bir parça vereceğidim” dedim ama “Olur mu abi öyle şey, burayı Yunan adası mı zannettin sen?” dedi. Meğer balıkların kafaları ve kılçıkları klasörlere konuyormuş ki vergi memurları bir inceleme sırasında tutarsızlık tespit ederse denetleyebilsin diye. “İlla kedilere balık vermek istiyorsanız, bir kedi hesabı açayım size” dedi. Kediler için vergi iadesi alabiliyorlarmış. İkisi kedi, üçü insan olmak üzere toplam beş hayvan 1.000 liraya çıktık balıkçıdan. Kedilere kişi başı 90.-TL hesap geldi. Oğlum bugün dünyanın neresinde böyle bir sofra kursan kişi başı en az 90.-TL ödersin, neyi şikâyet ediyorsun lan sen?

Moda mı olmuş neyse artık, buraya gelip de “her şey pahalı” demeyenlere ceza kesiyorlar sanki. Deniz levreğine paran yetmiyorsa git havuz levreği ye. Ona da paran yetmiyorsa lağım levreği ye lan, git lavaboyu kemir, bana mı sordun oğlum züğürt halinle balıkçıya gelirken? Bodrum’da bir lahmacun elli liraymış, bence son derece makul bir fiyat. Boru mu lan, içinde domates var, kıyma var, kuru soğan var. Geçen gün gazetede okudum kuru soğanın kurusu için ayrı soğanı için ayrı vergi ödüyormuş Bodrum esnafı. Yani kaç liraya satsın bu adam lahmacununu, bedavaya mı dağıtsın? Sen de esnafa bok atacağına yorganını biraz ayağına göre uzatsana lan. Biz geçen Bodrum’da girdik ünlü bir mekâna, altı kişi bir lahmacun yedik, vallahi mis gibi çıktık 60 liraya. Kişi başı on lira lan, hem de nefis bir lahmacun, paramız olunca bu sefer dört kişi gidip bir tane daha yiyeceğiz. Öyle öküz gibi, adam başı üç lahmacun mu yenir lan Bodrum’da, Konya Ovası mı oğlum burası?

Alaçatı’da bir büyük rakıya üç yüz lira yazıyorlarmış, yok ne yazacaklardı? Adı üstünde bir kere: Büyük. Eğer az ödemek istiyorsan küçük içeceksin. O da pahalı geliyorsa 20’lik iç lan. Ama yok, uyanık ya hem büyük içip hem de ufak hesap ödeyecek, yer mi lan bu numaraları Alaçatı’nın vatansever esnafı? Mehmet İşler demiş ki “Yunanlı devletinden çalıyor, biz yapmıyoruz”. Tamamen katılıyorum Mehmet’e. Ne lan öyle karidesi, kalamarı, rakıyı, balığı götürüp kişi başı 60, 70 liraya masadan kalkılır mı lan? Hırsızlık yapın daha iyi oğlum. Böyle dolambaçlı yollara başvuracağınıza gidin Yunan Merkez Bankasını soyun lan şerefsizler. Sen orada elli kuruş eksik ödeyeceksin diye Yunanlı yetimin hakkını yemeye utanmıyor musun lan karaktersiz herif? Panama’da off-shore şirket açanlardan ne farkın var lan Yunan adasında balık yerken, ikiniz de vergi kaçırmıyor musunuz oğlum?

Vatandaşın biri de fatura istedi diye Çeşme’de dayak yediğini anlatmış. Oğlum ne ilgisi var lan bu olayın şimdi başkanın güzide açıklamalarıyla? Ben bizzat biliyorum bu fatura konusunu. Şimdi bir de kendini esnafın yerine koyup düşün. Hem fazla fazla vergini ödüyorsun, vatana daha fazla hizmet etmek için sürekli müşterilerine geçiriyorsun, sonra da dallamanın biri gelip senden fatura istiyor. Neyi inceleyeceksin lan sen faturada, maliyeci misin lan sen, karşında hırsız mı var oğlum? Esnafımız bu konuda hassastır arkadaş. Soda iste, rakı iste, kalamar dolma iste ama fatura isteme. Gene insaflı davranıp dövüp öyle bırakmışlar, ben olsam ağzını burnunu dağıtır öyle yollardım evine. Üç kuruşluk yemek için önce adisyon iste, olmadı irsaliyeli fatura iste. Muhasebe bürosu mu lan burası?

Arkadaş bu ülke böyle üç kuruşu hesap eden adamlar yüzünden bu hale geldi yemin ederim. Bıktık lan sizin kazık muhabbetinizden. Kol gibi geçirdiler, yok şöyle soktular, yok böyle kazıkladılar, esnafı suçlamadan önce bir kendinize bakın lan, bir çekidüzen verin oğlum kendinize. Yirmi yıl oldu hâlâ öğrenemediniz lan adam gibi domalmayı.