Amerikan Survivor yarışmasında elenen kumpasçı liberaller

Amerika’nın köpeği olmakta hiç tereddüt etmeyen kumpasçı liberallerimiz nerdeler ne iş yapıyorlar!

Amerika ve İsrail sol ve sosyalist güçleri bastırmak için kumpasçı liberalleri ve İslamcı hareketleri kullandı, sonuç, harika: Orta-doğu’da ayakta kalan tek güç oldunuz ama Orta-Doğu’da yaşayan nefes alan canlı sayelerinde kalmadı.

Ve hala bu haydut devlet Amerika’nın kesintisiz savaşlarına minicik bir şikayetleri yok.

AMERİKAN İŞBİRLİĞİ KARGAŞADIR, KAOSTUR

Tüm gezegeni askeri denetim altında tutmak isteyen Amerika’ya karşı gelemeyen hiç kimse toprağını huzurunu insanlığını inancını tapınaklarını değerlerini koruyamaz!

Demokratik değerleri ve barış kültürünü aciz çaresiz hale getiren Amerikan emperyalizmi ve işbirlikçisi kumpasçı liberallerdir.

İşte denizlerde boğulan minicik çocuklarına kadar Amerikan işbirliğinin ölüm ve yıkım olduğunu tatmayan kalmadı.

Amerika mantıksız akılsız hırsını işbirliğine girdiği herkese bulaştırır, ülkemizde, cemaat, PKK, AKP ve hepsinin ortakları kumpasçı liberaller bu mantıksız şişkin hırsla şımararak patlamış ve ülkeyi hukuku güvenliği paramparça hale getirip bir sürü bitmeyen iç savaşların önünü açmıştır.

Amerikan işbirliği kargaşadır, kaostur.

Dinleri ırkları mezhepleri hortlatıp kudurtup bir kargaşa çorbasında kelle-paçahepinize özgürce(!) afiyetle içirir.

Etnik temizlik için mahalleleri duvarlarla hendeklerle ayıran Amerikan bölgesel savaş stratejisidir.

Amerika Meksika sınırına ördüğü duvarı gittiği her ülkeye taşımıştır, Bağdat, Kerkük, Bosna, Halep, Beyrut Kudüs her yer mahalle mahalle hayvanat bahçesi kafesleri gibi bölünmüştür.

Amerika ölüm ve korku taşıdı, bugün sokakta birbirimizden hepimizi korkar hale getiren Amerika ve işbirlikçisi kumpasçı liberallerdir.

Her etnik yapıya her mezhebe iç savaş ‘kimlik’ kartları veren Amerika ve işbirlikçisi kumpasçı liberallerdir.

Ve bu kimlikle herkesin kendini diğerinden tecrit edip kendini silahlayıp bölgesel ve şehir savaşlarına sokan Amerika ve işbirlikçisi kumpasçı liberallerdir.

Bu etnik mezhep savaşları nasıl bitecek sorusuna halen cevap yoktur, tarihte de siyasette de cevap yoktur, sonunda yeni duvarlar örülecek, o duvarların karşısında yine duvarlar hendekler örülecek, sonunda yaşayan hiçbir canlı türü kalmayacak…

Sizlere de düşen silahların ara verdiği bir gün gidip o duvarlara çiçekli çocuk resimleri yapıp kaçmak olur.

İnanın duvarlara bu resimleri de sizlere kumpasçı libareller yaptırmayı başarıp yine özgürlüğün barış güvercini olmayı başarırlar.

O duvarlarıhendekleri mahallelerimize şehirlerimizin ortasına diken kimdir?

Şehirlerimizi hayvanat bahçeleri haline getirdiler, kimlik verdikleri her yapıyı ayrı bir demir kafese kilitliyorlar.

Ve kumpasçı liberaller gönüllü olarak kafeslerinize girmenin adına yıllardır ekranlardan özgürlük adını verdi, siz de yediniz.

Sonunda Amerika ve kumpasçı liberaller hepimizi korku, nefret ve ırkçı ve saldırgan yapıverdi.

Üstümüze halı bombaları fosfor bombaları atarak çocuklarımızı köylerimizi şehirlerimizi ülkelerimizi yok etti, yerle bir etti. Binlerce yılın camileri binlerce yılın tarihi eserleri infilak etti, kültürler çöle harabeye döndü.

SURİYE SAVAŞI’NA KARŞI ÇIKABİLEN AYDIN VE TV NERDEYSE KALMADI

Kardeşlerim, bu bir anket sonucudur, insanlar ne kadar televizyon izliyorsa o kadar az şey biliyor.

Yani Amerika ve kumpasçı liberaller hepimizi kör etti hepimizi Amerikan savaş makinelerine çalışan medyanın suç ortaklığına bulaştırdı.

Ülkemiz tv’leri, kumpasçı liberalleri otuz yıl konuşturarak hepimizi cehaletine sağırlığa körlüğüne ortak edip sonunda kanlı bir iç savaşın ortasında bizleri birbirine düşman ve çaresiz bıraktılar.

Hepimiz Amerika ve medyasının şiddet ve yoksulluk ve hukuksuzluklarının zavallı hastaları ve köleleri oluverdik.

İletişim uzmanları bir ‘emperyal at gözlüğünden’ bahseder, o at gözlüğünü bize takan kumpasçı liberaller hepimize Amerikan savaşlarını haklı göstermeye başladı.

Bu topraklarda Irak Savaşına ve Suriye Savaşı’na karşı çıkabilen aydın ve tv nerdeyse kalmadı.

Bir yandan halkımız konut sektörü, otobanlar, banliyolaşma üçgeni içine ‘kredi kart’larının ipoteğiyle esir alınırken ekranlarda işte bunlar oldu, her birimiz gönüllü olarak hapishane hücremize tıkıştırıldık.

Ekranlardakumpasçı liberaller hepimizi köleleştiren sessizleştiren hepimizi birbirimizle savaştıran Amerika’nın gerçek yüzünden hiç bahsetmedi, tek satır, tek kelime.

Çünkü kumpasçı liberaller, Amerikan gizli operasyon ve savaşlarının baş oyuncularıdır.

Kumpasçı liberaller hendekleri önce ekranlarda açmaya başladılar.

Amerika, silah ve petrol şirketlerinin menfaatiyle savaş politikalarını oluşturur.

Kumpasçı liberaller silahlanma ve petrol kelimesinden tek cümle etmezler, etmediler, gerçeği görmezden gelip, bu savaşların adına, hokus pokus, etnik mezhep özgürlük adını koydular, yediniz işte.

Kumpasçı liberallerin tarihin en kanlı savaş makinesi Amerika’yı görmezden gelmelerinin adı: ideolojik karartmadır.

Hepsi istisnasız bu ideolojik karartmanın askerleri ajanlarıydı, yutturdular size, yediniz işte.

Nerdeyse sağcı muhafazakar her gazeteye her ekrana çeşit çeşit yayılmış kumpasçı liberallerin her birine iyi bakın:

Hepsi ‘zihinsel parmaklıklar’ içinde kafeslenmişler, bu zihinsel parmaklık: Amerika’nın emperyal dilidir…

Ve bu emperyal dilin Türkiye’deki bekçisi nöbetçisi iktidar, kumpasçı liberalleri saraylarında ekranlarında büyütmüş maaşlamış konuşturmuştur.

Bu zihinsel hapishane içinde otuz yıldır tek söyledikleri şey Amerikan emperyal dilinin sloganları etnik-mezhep özgürlük lafları, papağan gibi söyletmiş hepinize ezberletmişlerdir.

Bir tek kişi çıkıp, bu hayatta etnik-mezhep-özgürlük dışında söylenecek başka söz hiç yok mu, açlık eşitsizlik işsizlik hukuksuzluk hiç yok mu, bak geçmiş otuz yıllarına, bu emperyal savaş makinesinin sloganları dışında yazılmış söylenmiş tek satırlarıyok.

Kumpasçı liberalleri AKP’yle ortak cemaatle ortak yan yana getiren şey Amerika’nın savaş makinesinin dili ve işbirliğidir.

Bu kumpasçı liberaller için hayat siyaset bir Amerikan ‘survivar’ yarışmasıydı.

Survivar ayakta kalma, demek, finale en kurnaz ama en gaddarları çıkacağı başından bellidir.

Yarışmanın dünyalılarca çok beğenilip izlenmesi vahşi kapitalist düzende sonunda kim ayakta kalır sorusuna sıkı bir cevap verdiği içindir.

Vahşi rekabetçi kapitalist düzende ayakta kalmaya çalışan karakterleri tıpkı Dallas dizisi gibi Survivar yarışması deşifre edip kurgulayarak çok iyi ortaya koyar.

FİNALE ACIMASIZ GADDAR AKP’YLE PKK KALDI

Survivar yarışmalarının hemen hepsinde yarışmacıların elenme ve finale yükselmeleri artık matematik bir kesinlikle önceden kestirilmektedir, çünkü, bu güç dayanıklılık yarışmasının ‘kuralları’ artık dünyalılarca çok iyi bilinmektedir.

Şöyle, survivar yarışmasında çok güçlü alfa baskın karakterler öne çıkar.

Bütün survivar yarışmalarında finale giden baskın güçlü karakterler aynı zamanda zalim ve merhametsizliklerini ince yöntemlerle yürütür, yani kas gücü ve dümen kurma gücü (tilki zeka) işbirliğine girer.

Survivar oyununda kazanma kuralı şudur: kendini finale çıkacak güçte görenler, ilk önce, zayıfları güçsüzleri hakkı yenenleri yanlarına alır. Onları sevdikleri için değil, bu güçsüz rakiplerin kendilerine aday olamayacağı bildikleri için, sona doğru nasılsa elenecek bu adayların oylarını almak için onlara numaradan dümenden dostluk gösterirler.

Amerika survivar’ın yasası budur: güçlüler geçici bir süre zayıfları kullanır…

Ve zayıfların dostluklarıyla finale kadar çıkar, ancak burada birkaç kombinasyon devreye girer, iki güçlü rakip yarışmanın ortalarında müttefik (arkadaş) olurlar, diğer güçlü rakibi tek bırakarak zayıflatırlar, finalde, dostluk kurup rakiplerini birlikte eleyip iki sert çekirdek nihai kapışmaya girer.

Kumpasçı liberalleri gözlerinizin önüne getirin, otuz yıldır bir survivar yarışmasındalar, yarışmanın ilk gününden beri kimlerle ittifak kurdular hangi güçlü rakipleri yalnız bırakıp elediler, yakın bir siyasi tarih yani operasyon tarihi okuyun.

Kumpasçı liberaller kendilerine rakip olabilecek ‘orduyu’ ‘hukuk kurumlarını’ ‘aydınları’tasfiye edebilmek için önce, cemaat ve AKP’nin yanına sığındılar, ve zayıfların oylarıyla güçlü rakipleri ince ince operasyonlarla tek tek hukuk demeden insanmış demeden hak demeden acımasızca elediler. Hatta rakiplerini eleyebilmek için dramatik kumpaslar da tertiplediler, mesela en yakın arkadaşları Hrant’ı öldürdüler ya da ölümüne sırf güçlü dostluk kurdukları cemaatle yana yana yarıştıkları için sessiz kaldılar.

Önceleri AKP, Cemaat, PKK’yı yanlarına alarak finale kadar çıkacaklarını umdular.

Survivar yarışması sadece en güçlüyü ortaya çıkarmaz, yarışmanın bir film gibi en heyecanlı anları: güçlü yarışmacıların finale doğru en iyi arkadaşım en iyi dostum dediklerini dahi bir bahanebulup punduna getirip acımasız bir merhametsizlikle elediği‘satış’ sahneleridir.

Kumpasçı liberaller kendilerine gerçek rakip olabilecek her gücü her partiyi her siyasi oluşumu iktidar güçleriyle işbirliğine girip sıra sıra devreden çıkardılar, istediler ki, finale cemaatle ya da AKP’yle ya da PKK’yla beraber girelim.

Survivar yarışması sonunda iki zalim gaddar ve arkadaşlarını satmış elemiş iki güçlünün final sahnesiyle heyecanı zirveye taşır.

Tıpkı bugün yaşadığımız gibi.

Ordu elendi, hukuk kurumları elendi, partiler gazeteler muhalif tv’ler elendi, ve sonunda ınınnn ınnn hatta cemaat elendi.

Kumpasçı liberaller kankaları AKP’yle finale doğru gidiyorlardı ki, o da ne?

Acımasız gaddar bir rakip PKK’nın hendekleri iç savaş naraları çıktı karşılarına.

Oysa PKK’yı finale kadar korumalarına almışlardı.

Ve PKK’ya yapmacık dostluk kankalık gösterip finale doğru eleyeceklerini düşünmüşlerdi, siyasetmiş meclismiş size belediye özerkliği yetermiş deyip, finale kalmadan PKK’yı da saf dışı bırakacaklar ve özgürlükler ülkesinin önünü nihayet açacaklardı.

Olmadı, bu bir Survivar yarışmasıydı, güç kuvvet gaddarlık sinsilik kol geziyordu, kuralı değişmedi, Türkiye siyasi sahnesinde de acımasız merhametsiz yüzünü gösterdi ve finale acımasız gaddar AKP’yle PKK kaldı.

En acımasıziki rakibin finale kalmasına şaşırmamalıyız, bu gerçek bir Amerikan survivar yarışması.

Burada hukuk insanlık merhamet erdem çalışmaz, burada, sinsi dümenler ayak oyunları, bitmek bilmeyen hileler, gizli kameralar, gizli toplantılar, istihbarat, birbirinin hatasını görmezlikten gelme, birbirini gizli kollama, gırla gider.

Kumpasçı liberallerin bu güç yarışmada elenip üstüne dünyaya ve hukuka rezil olacaklarını herkes başından beri biliyordu.

Kumpasçı liberallerin kime güvenip bu ‘zalimlerle’ işbirliğine girdiğini hepimiz biliyoruz.

Amerika’ya ve Avrupa’ya güvendiler. Amerika ve Avrupa’nın siyasi yazar gazeteci akademik çevreleri birgün başları sıkıştırsa onları gelip kurtaracağına inançları tamdı.

Ve sandılar ki laf çevirmeyle, kumpasla, dümenle, onu bunu ayartarak yani kas gücü olmadan sadece tilki zekayla finale kadar gideriz.

Hayal kırıklıkları çok büyük (ama hissettirmiyorlar, birazdan geleceğim…)

FİLMİN SONUNDA ELİNDE EN ÇOK SİLAH OLANLAR FİNALE KALDI

Survivar gerçek bir yarışmadır, finale kadar laf çevirerek arkadaşlarınıza kumpas kurarak gelebilirsiniz, ama finalde artık gerçek kas gücü gerçek zalim güç devreye girer.

Cemaat 17-25 aralık darbesini gerçekleştirip bir dümenle finale kalacağını umuyordu, ama elinde silah yani yıldırıcı korkutucu güç yoktu.

Filmin sonunda elinde en çok silah olanlar finale kaldı.

Ve öte yandan finale kalan güçlü kaslı silahı olan kuvvetler de tıpkı kumpasçı liberallerin oyunu gibi finale gelinceye kadar bütün kumpasçı liberalleri kanka deyip bizden değil dost deyip kullandı…

Çok geçmedi kumpasçı liberaller artık her yerden kovuluyor bir bir eleniyor.

Sözleri itibarları ipleyen yok.

Atılıyorlar kovuluyorlar aşağılanıyorlar onları savunacak tek bir isim yok, çünkü survivardaki ayak oyunlarını operasyonları herkes tek tek izledi ve herkes bunları görüp insanlığından utandı.

Oysa bu acımasız rekabetçi kapitalist düzende onları ve bizi koruyacak tek güç sadece hukuk’tu.

Cemaat ve AKP gibi güçlerle işbirliği içindeyken hukuk’u hiçe sayan kendileriydi.

Kumpasçı liberallerin sırf finale kalabilmek için hukuk’u cemaatin şeyhine emanet ettiklerine dahi şahit olduk midemiz bulandı.

Final uğruna masum subayları, solcuları, milli aydınları, irili ufaklı muhalif partileri, irili ufaklı medyayı, herkesi ‘rakip’ görüp, hukuksuzca merhametsizce ve keyifle elediler.

İşte 1 Ocak tarihli bir kovulma hikayesi daha: SalihMemecan 26 yıldır çalıştığı Sabah Gazetesi’nden kovuldu.

Sebep AKP’yi inceden eleştiren karikatürler çiziyormuş.

Peki 26 yıldır ne yapıyordu?

Kendilerine rakip gördükleri kim varsa hukuk insanlık demeden sırf finale kalmak için merhametsizce zalimce eleştirmişlerdi.

Hadi soralım, peki bu survivar yarışmasını sonunda kim kazanacak?

Göreceksiniz bu survivar yarışmasını red eden kabul etmeyen bu yarışmaya girmeyi insanlığına ahlakına hukukuna hakaret gören muhalifler kazanacak.

Hukuk kazanacak.

Kumpasçılar ve merhametsiz zalim güçler, kaybedecek.

Kendinden olsun olmasın kimseye kumpas kurmayan, herkesi hukuk önünde eşit gören ve Amerikan savaş makinesine karşı durup Amerikan ajanlarının oyunlarına gelmeyenler kazanacak.

Savaşın her türlüsüne dümen dolap tertiplerin her çeşidine karşı çıkanlar kazanacak.

Gizlemeyen saklamayan karartmayan bedel ödeyen yazarlar gazeteciler kazanacak.

Hayatı başkalarını imha etmek başkalarının hakkından gelip onları zindana atma planları kuranların hepsi kaybedecek.

Ve can alıcı sorumuzu soralım, bir insan durduk yere bir survivar yarışmasına niye girer?

Yaşadığı hayatta yetenekleriyle becerisiyle başaramadığı için. Ya da silinmiş kimliğine hatırlanmayan ismine yeniden ‘can’ vermek için.

Yani silik kimliği ve yeteneksizliği uğruna bir sürü ajan dümen dolapla Amerikan savaş makinesinin emrine girdiler ve bunun adına siyaset deyip, ülkeyi ve orta-doğu’yu kan gölüne çevirip, ayakta kalan birbirine güvenen tek insan tek kurum bırakmadılar.

Ayakta kalan ülke yok, ayakta kalan muhalif yok, ayakta kalan şehir yok, ayakta kalan umut yok. Ama bu survivar’da AKP ve PKK ve kumpasçı liberaller ’ bu yarışın vahşi rekabetçi imha edici yöntemleriyle ayakta kalabileceklerini sandılar.

Amerikan survivar yarışmasında AYAKTA KALAN tek kişi olmadı, olmaz, kural hiç değişmedi.

Şimdi müsaade edin, yarışı kaybetmiş elenen bu kumpasçı liberallerin psikolojileri üzerine birkaç edeyim.

Yazdıklarına bir daha bakın.

Bunun adına Beyaz Depresyon denir. En sinsi depresyon türüdür.

Beyaz Depresyon çok tehlikelidir, Nazi subaylarını hatırlayın, hasta, acı ve hüzün hiç hissetmez, hastalığını asla kabullenmez, hatta kendi bedeninden hiç şikayetçi olmaz.

Yazdıklarına bir daha bakın, hasta, suçluluk duygusu hiç yaşamaz.

Yazdıklarına bir daha bakın, hasta kaybettiğini yenildiğini ne kendine ne başkasına anlatmaz.

Yazdıklarına bir daha bakın, bu hastaları ele veren yazılarıdır ve bu söylediklerim klinik teşhis bilgileridir: Bu yazarlar metinlerinde ‘kupkuru bir dil’ kullanırlar.

Yani, duygu sıcaklığı heyecan belirtisi gösteren bir tek kelime metinlerinde yer almaz, neden?

Çünkü en küçük heyecan belirtisi gösteren bir kelime çıldırmış bedenlerini tetikler, ifşa ve teşhir edeceğinden korkarlar.

En küçük bir heyecan kıvılcımına sebep verip çıldırmış bedenlerini tutuşturmamak için, kilit gibi yazarlar, bedenlerini demir bir sandıkta gizli tutarlar…

Yazdıklarına bir daha bakın.

Yaşadıklarını hatırlamak asla istemezler, yaşadıklarını hatırlatacak tek cümle kelime etmezler.

Yaşanmış ne varsa silip atarak imha ederek ‘ayakta kalacaklarını’ sanırlar…

Yanlışlarını hatalarını hatırlamak kabul etmek onlar için ‘kimliklerini’ yok etmek olduğu için kulaklarını duygu öfke heyecan belirten sözlere kapatırlar.

Ve sonuç, nedensiz kalp krizleri nedensiz boğulma astım krizleri ve kişiye özel bir delilik hali.

Beyaz Depresyon hastasının doktoruna söylediği şu sözler, bu yazının asıl konusudur:

‘Artık yaşamıyorum, hayatta kalıyorum’.

Evet, Amerikan survivar yarışmasına girenler elenenler hiç biri gerçekte yaşamıyor, ama HAYATTA KALDILAR, işte.

Yaşamadan sevinmeden üzülmeden hayatta kalmak ne demek, işte bu kişiye özel bir ‘delilik hali’.

Bu hastaların hiç biri kendi karar verip doktora gitmez, kuru kuru duygusuz heyecansız zevksiz ayakta kalma halini, yaşamak sanır!

Nihat Genç

Odatv.com

↓