GECMIS ZAMAN : COSTA RICA NOTLARI

Yanlis anlama hala bisikletim kirik! yardimci olan dostlara, gecmis olsun dileklerine tesekkurler. ve hala Venezuela’dayim cunku hayat daha ucuz. Sigorta islerinin sonuclanmasini ve kameranin tamiri kaca kac kurus ogrenince buradan Kolombiya’ya gececegim. Cunku burada bir sekilde tur bisikletine cevirebilecegim bir bisiklet bulamadim. Blog hayatin gerisinde firsat ve param oldukca yenileyecegim. Cunku internetim ve bilgisayarim yok! simdi macera kaldigi yerden devam etsin diyenler okuyabilir, cektigim rezil fotograflara bakabilir. 

Alain ile Granada’dan Rivas’a dogru 23 Kasim 2014’te yola koyulduk. Degisik insanlarla degisik zamanlarda yolda olmak yolu paylasmak insana bir suru sey ogretiyor. Kah o onde kah ben onde pedallarken yolda rodeoya rastlayip az biraz seyrettik.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Rivas’a vardik. Itfaiyeden once markete ugrayalim dedik, sehir minik olunca  markette Mike ile karsilasip hep beraber itfaiyenin yolunu tuttuk.  Itfaiye itfaiye deyince insanlarin aklina ‘Chicago Fire’ filan geliyor, bir duzine yakisikli, kasli adam, sicak dus filan. Dostlar bi kere bi duzine adam tamam, bir iki kadin da ekleyebilirsiniz. Hah simdi o adamlara gobek de ekleyin, sicak dus yerine dumduz borudan akan soguk suyu da koydunuz mu? Bir de boyle superli yatak yerine ince sunger silte! Mutfak ve internet ise buldugumuzda her tur zor sarti gormezden gelebilecegimiz luksler. Kuzeyden guneye veya guneyden kuzeye bisikletle yolculuk eden bisikletcilerin en birinci dostu itfaiye erleri. Hemen her ulkede itfaiye bisikletcileri asla geri cevirmiyor. Bu zor kosullarini da yazmamin sebebi asla sikayet degil kafanizdaki Chicago Fire imajini yikmak canlarim benim!

– oh canlarim benim demeler iyice laubalilestin

Ertesi gun Rivas’tan erkenden cikmak niyetindeydik. Bir suru baska bisikletciden rivas ile sinir arasindaki 30-35 km nin cok issiz oldugu ve bisikletlilerin soyuldugunu duymustum. Tabii bankadan para cekmek vs derken saat 10:00 gibi sanirim sehirden ayrilabildik.

OLYMPUS DIGITAL CAMERAIyi ki pedallamisim dedirten bir yoldu. Sakin sessiz ama asla issiz degildi. Bir ara orumceklerin delirip butun agaclari, otlari ne varsa aglari ile paket ettigi bir alandan gectik.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Ne yazik ki bundan sonra paylasacagim fotograflari manuel odakli lomo lenslerle cektigim icin netlik konusunda herhangi bir soz veremeyecegim.

– Eh bi fotograflarin vardi bakilacak, onlar da olmayinca biz gideriz!

– Haklisiniz, boynum bukuk. Ama kalip okuyanlar icin ben yazmaya devam edeyim

Costa Rica sinir kapisi sanirim en uzun bekledigimiz sinir kapisi oldu bir de ustune ustluk bana 30 gun vize vermislerdi. Sanki fazlasina ihtiyacim varmis gibi uzuldum. Bu arada ilk kez bisikletleri x-ray cihazindan gecirmemizi istediler. Sanirim sadece Alain’i bisikletli saniyorlardi ya da artik ne saniyorlarsa uc bisikleti gorunce vaz gecip devam edebilecegimizi soylediler. Cantalarla gecemeyecegi icin tek tek cantalari sokup takmayi dusunmek bile yorucu. Neyse ki gorevliler bizden tembel cikti.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Yolda yemek molasi verdigimizde brezilyali bisikletli bir cift ile tanistik Karla ve Andrè. Dunya turunu bitirmis evlerine donuyorlardi. Bizden daha hizli olduklarindan bir sure sonra gozden kayboldular. La Cruz sehrinde itfaiyede bulustuk. Itfaiyenin kamyondan itfaiye hortumunu alip kosmalarindan olusan talimi izledik. Hava sicakligi yetmezmis gibi bir de yangin icin ozel kiyafetlerle talim yapiyorlardi.

Bizi misafir etmesine ettiler ama Costa Rica’da itfaiyenin basi sanirim bu bisikletci agirlama isini pek sevmediginden ya da sorunla karsilastigindan sanirim yasaklamis. Dolayisiyla misafir eden istasyonlar risk alarak misfir etmeye devam ediyordu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sabahlari gunluk guneslik yola koyulup. Oglene dogru istisnasiz yagmura yakalandik.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Yine yagmurdan islanmamak icin ama en onemlisi hizi kesilsin de onumuzu gorelim diye verdigimiz molalardan birinde Alain ile Mike avuclarini muzik aleti gibi kullanip baykus sesi gibi ses cikarmaya calisirken. Mike isin ustasi tabii, ninesinden ogrenmis.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bekleyis uzayinca Alain bize turna kusu yapmayi ogretti. Yasasin origami!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Ikinci duragimiz nispeten daha buyuk bir sehir olan Liberia idi. Yine Andrè ve Karla bizden once varmisti. Neyse ki bizi de kabul ettiler. Hatta yagmur yagacak gibi oldugundan mutfakta uyumama izin verdiler. Alain’in cadirinin fermuri bozulunca o da mutfakta uyudu.

Costa Rica’nin pahali oldugunu duymustuk ama bu kadarini beklemiyordum hem de nicaragua’dan sonra epey sarsici oldu. Allahtan imdadimiza chayote yetisti. Kolay pisen bir kabak turu, sebze olarak makarnamiza pilavimiza kattik.

Brezilyalilar sahile devam ettiler biz ise Nicoya sehrine yollandik.

Yolda habire Coyol yazan tabelalar gorunce bir tanesinde durup neymis ne degilmis bu coyol sarabi tadina baktik. Belli bir yasa ulasan palmiye cinsi bir agaci kesip bir ucunda ozsuyun toplanip kendi kendine fermente olmasi icin bekleterek elde ettikleri az alkollu bir icecek.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Nicoya’da itfaiyeye vardigimizda maalesef yardimci olamayacaklarini ama Cruz Roja’nin yani Kizilhac’in yardimci olabilecegini soylediler. Cruz Roja bizi kabul etti. Bize yardimci olan sef Carlos ustune ustluk cadir kurmaniza gerek yok odamiz var dedi, buyur etti. Camasiriniz da vardir deyip makinayi nasil kullanacagimizi gosterdi, yetmedi mutfagi da kullanabilecegimizi soyledi. Bekleyin bekleyin bitmedi hoop wifi sifresini de verdi. Eh zor sartlarin yani sira bazen boyle dort ayak ustune de dusuyoruz.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Nicoya sehri merkez parki

Ertesi gun Alain’in cadir fermuarini tamir ettirmek icin oradan oraya bisiklet surduk. En nihayetinde talabartería yani deri isiyle ugrasan , ayakkabi , eger vs tamir eden tamirci sorunumuzu cozdu ama saat epey ilerlemisti. Cruz Roja’ya geri donmeye karar verdik, yine odaya yerlestik.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bu arada Nicoya sehrini dolasirken cikolata dukkaninda suru sepet turk markasi (bizim duymadigimiz) cikolatalari gorunce epey sasirdim. Lanet olasi globalizm boyle bir seydi. Kakaonun vatani amerikaya bir asya ulkesinin cikolata satmasinin ucuza gelmesi. Bizim amasya elmasi yerine Sili elmasi yememiz gibi ve daha acikli. Yav alan memnun satan memnun sana ne dediginizi duyuyorum tabii, hatta bazi zevzekler uuu beybi turk cikolatasi diye de gururlaniyor olabilir. Isin icine nakliyeyi filan koyunca benim aklim almiyor karbon izini.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Yemek yemek, atistirmalik almak 4 dolar civari olunca (istedigimiz de alt tarafi kuru pilav et met yok) her oglen molasinda yemek pisirdik.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Yemek yedigimiz yerden tam ayriliyorduk ki tabelada asili bu sahane yilani gordum. Bu kacinci ziyan olan deri! Yumusak ve rengini koruyacak sekilde yilan derisini muhafaza etmeyi ogrendigimde hic biri ziyan olmayacak! Sunu alip, yuzmeme bile karsi ciktilar, bazen yalniz gezmek en iyisi.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

San pedro; bir cesit halusinatif kaktus, ayrica en sevdigimiz Madonna parcasi! yol boyu La isla bonita diye haykirarak giderken bu tabela ile poz vermemek olmazdi 🙂

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Juan Luis ve komsusu ile cachapa yerken – kalin misir unundan yapilan tatli

Ertesi gun hedefimiz Jicaral idi veya daha otesi. Motorlu bir adam, Juan Luis yolda durup Alain ile sohbet ederken biz de sohbete katildik. Juan Luis de bisikletciymis ancak dag bisikleti kullaniyormus, bizi evine davet etti. Genelde insanlar nerede kaliyorsunuz deyince cadirimiz, matimiz var. Misafirperver insanlarin bahcesinde, itfaiyede, yolda vs kamp kuruyoruz deyince evlerine davet etmekten cekinmiyorlar. Sonucta aman allahim nasil agirlayacam ben bu insanlari diye urkmuyorlar.

Juan luis’in bahcesinde Alain mahallenin cocuklarini basina topladi. Madeni para kaybettigi kucuk bir sihir numarasiyla tum cocuklarin kalbini kazandi. Mike bisikletinin arkasinda tasidigi kaykayi ile bir iki numara gosterdi. Valla ben de cocuklari ne guldurecek ne de hayran birakacak numara olmadigindan seyirci olarak katildim curcunaya (ayrica bilenler bilir cocuk sevmedigimi)

Ertesi gun Sabah erkenden komsuya odun firininda tatli ekmek yapmaya gittik. Bir torba ekmegi de yolluk olarak yanimiza verdiler.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Aile ile vedalastik Juan Carlos her birimize tisort hediye etti.

Market otoparkinda ev yapimi tandem bisiklet

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Feribota varmadan yolumuzu baska bir bisikletli/aracli kesti. Bizimle selfie cekip uzerine ricamizi kirmayip bizim de fotomuzu cekti.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bir garip mangrow agaci, tek ve hur ama ayni zamanda milyor tanesi bir arada 🙂

Sanirim bisiklet icin neredeyse tam bilet parasi odeyip feribot ile Puntarenas’a gectik.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Evet feribotta diskotek vardi! asagi inip boru dansi bile yaptim ehehe 🙂 bisiklet sortu ve kirik omuzla pek seksi olmadi tabii

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Benim hatam yuzumden sinirda karsilastigimiz adamin evine gidemedik. Defterime Esparza yazmasina ragmen dogru duzgun okuyup haritada kontrol etmedigim icin 2 saat bosu bosuna bekleyerek vakit kaybedince bir sekilde kendisini arayip yine sansimizi Cruz Roja’dan yana denemeye karar verdik. Bu sefer bahcede kamp kuracaktik ama yine de sansliydik cunku internet ve mutfagi kullanabilecektik. Aksam hep beraber gunesin batisini yakalamaya sahile kostuk. Puntarenas dogal bir koy oldugundan pasifigin deli dalgalari durulmustu ve ilk kez yuzmenin tadini cikardim. Ayni gunun aksami butun orta amerikayi yuruyen Carlos ile tanistik ucumuze ayri ayri metal icecek kutularindan yaptigi alkol ocagindan hediye etti. Ikinci gun bisikletleri temizleyelim onu bunu yapalim ile vakit oldurduk. Nasilsa iki gece kalmak icin izin almistik. Ikinci gece de oturup internetten indirdigim filmlerden birini izledik.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Merhaba Pasifik Okyanusu!

Su an adini hatirlayamadigim bir kopruden gecerken nehirde takilan timsahlari fotografladik.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Jaco’ya varmadan hemen onceki rampa!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

1 aralik’ta Jaco’ya vardik. Tam anlamiyla gringo ugrak yeriydi. Inanilmaz turistik bu sehirde bisiklet dukkanina ugradik bir iki bir sey sorduk. Alain cin’de hep bisiklet dukkani sahipleri tarafindan agirlandigi icin belki burasi da misafirperverdir diye dusunuyordu. Ne yazik ki sansimiz yaver gitmedi. Cruz roja’nin da mekani ufak oldugundan bizi Kabul edemedi. Tek sansimiz itfaiyeyi denemey karar verdik. Neyse ki geri cevrilmedik. Araclarin onunu kapatmayacak sekilde park yerinde cadir attik. Aslinda cadirsiz da kalinir hava sicak ama sorun sivrisinekler. Su hayatta ne kaplandan ne kurttan korkmadim sivrisinekten korktugum kadar. Ikinci bir kez daha dengue atesine yakalanmak benim icin olumcul olabilir. Bu arada tabelasi surf tahtasindan biz maca gidiyoruz siz isterseniz kalin isterseniz disarda bizi bekleyin diyecek hatta bi sure istasyonu uzerimize kitleyip gidecek kadar rahat itfaiyeile karsilastik.

Ertesi gun hedefimiz Londres yakinlarindaki Laughing Gecko isimli pansiyonun sahibi warmshowers sitesinden Alain’in irtibata gectigi Elena’nin evine gitmekti.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bu kadar guzel bir ulkeden ve de pasifigin bu kadar sakin oldugu yerlerden gecerken plaj icin mola vermemek olmazdi.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Kimsenin para istemedigi dogal bir plaj bulup hem yemek hem de okyanusta yuzmek icin mola verdik.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Costa Rica beach time!

Laughing Gecko icin yaklasik 15-20 km kadar yolumuzdan sapacak ve toprak yola girecektik. Ruzgari karsimiza aldigimizdan sanirim ya da benim rampalari yavas cikmamdan oturu toprak yolun basina vardigimizda saat 16:00 olmustu. Kah binerek kah bisikleti iterek Londres’e vardik. Karanlik cokmus, yagmur atmaya baslamisti. Tuvaletini kullandigimiz kiliseden sorumlu kisiye kilisenin yan tarafinda kamp yapip yapamayacagimizi sordugumuzda bir turlu cevap veremedi. Yav bu gibi durumlarda cevap veremeyen insana da uyuz oluyorum. Beni kabul etmek zorunda degilsin yok kardesim kamp kuramazsin de olsun bitsin. Sen kirittikca benim en degerli dakikalarim ucup gidiyor. Benim surat asmam da epey elestiri konusu oldu Alain icin, ay kusura bakmasin valla kem kum eden insana da posta koyma hakkimi kullanirim. Ayni sey polis icin de gecerli hemen yanlarinda kocaman acik ama demir citle ve catiyla kapali alan var kamp yapmamiza izin vermediler. Yer de gosteremedi, gebesler.

Ben de inat ettim bu kadar geldik Elena’nin yerine kadar gidecegiz bi sekilde diye. Les gibi cal camur yollardan nihayet vardik.

Kadincagiz bu kadar gec gelmemize sasirmasina ragmen bizi kabul etti. Hatta arazisinde, emekli olup gececegi kucuk evin terasinda kamp atmamiza izin verdi. Kaldigimiz her gun istisnasiz yagmur yagdi. Dort gun bu guzelim arazinin tadini cikardik. Elena’ya yardim ettik. Eski elbiseleri uzerimize gecirip boya badana yaptik. Alain’in cok guzel elbiseli halinden sonra Mike’a da bi elbise bulup sabah aksam Cindy Lauper’dan dinledigimiz ‘girls just wanna have fun’ sarkisina klip yapmaya karar bile verdik. Karar konusunda gucluyuz de uygulama da cok zayifiz, maalesef gerceklestiremedik.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Girls just wanna have fun!

Burasi Elena’nin yasadigi arazide bambu ormaninin icindeki dus. Dus alirken papaganlar, maymunlar ve bilumum orman sakiniyle karsilasmak mumkun

Donuste yagan yagmurla mi artik ne olduysa yol basilmisti. Bisikleti hic itmeden hic de hiz kesmeden ana yola devam ettim.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bu da baska bir ev yapimi harika!

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Uvita’ya pedallarken bastiran sis neyse ki fazla uzun surmedi.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Uvita’ya vardigimizda 8 bisikletciydik. Bir kismimiz kuzeye bir kismimiz guneye devam ediyordu. Sehri ele gecirmemiz bile mumkunluydu, neyse ki bisikletcilerin aklindan sadece market veya pastane yagmalamak geciyor 🙂

Costa Rica’yi neredeyse bitirmistik. Uvita’da yine bir warshowers uyesi Patrick’in yerinde kaldik. Kendisi yasini asla gostermeyen ve uzun yillardir raw-food yani cig gida ile beslenen biri. Cay, kahve yok yemek pspirmek diye bi sey yok. Granulleri ve bakliyati cimlendirip live food yani canli yemek olarak kullaniyor.

Biz de ucundan azicik denedik bu yontemi ama kahveye taptigim icin ve de sicak yemek yemegi sevdigimden epey zor. Yani normal yemek yiyince insanin uzerine coken agirlik olmadigi icin ve migde hazim icin delirmediginden kelli yemek yedikten 2 saat sonra acikiyorum. Cigden beslensem bisikletin arkasinda koca bir muz hevengi tasimam lazim. 3 gun kalip Patrick’e yardim ettik. Ilk kez bos siseleri kesip bardak yaptim. Sus havuzundan su bitkilerini cikarip yigin yaptik daha sonra da bu yigini kucuk kucuk dogradik gubre ve mantar yetistirmek icin hazirliklarin baslangicina yardimci olduk.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Uvita’dan sonraki duragimiz Palmar Norte idi. Jicaral’da bizi misafir eden Juan Luis’in abisi Carlos Luis’in evinde misafir olacaktik. Palmar Norte girisinde supermarket onunde wifi bulsak, telefon bulsak da arasak derken Bryan isimli bisikletci telefonunu kullanmamiza izin verip, yardimci oldu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Bisikletle neler neler tasindigini gormedim ki, arkasina canli koyun baglamis gideni bile gordum ama fotografini cekemedim.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Carlos’un kayin biraderi gezimiz hakkinda bizimle roportaj yaparken

Carlos oglu ile gelince bisikletlerle kendisini eve kadar takip ettik. Cok tatli cok misafirperver bir aile ile iki gun gecirdik. Son gun hep beraber yemek pisirdik. Market alisverisini bize odetmedikleri icin biz de sarap aldik. Cok keyifli bir gece gecirdik.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Ertesi gun hedefimiz Ciudad Niely idi ancak  yolumuzun uzeri fransiz bir agac isleme ustasina ait finca’ya ugradik. Hayat arkadasi Kanadali Lise bize kendi yaptigi romlu islak kek ve fransiz usulu birali limonata ikram edince saatin ucu kacti. Her ne kadar bizi bahcelerinde agirlamak isteseler de sinira yaklasmak icin yola devam etmemiz gerekiyordu.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Hava kararmaya baslayinca ileride kalacak yer bulamayiz diye Lise’in bahsettigi viveros tabelasini gorunce hemen daldik. Bir iki kisiye sorunca yabancilari misafir eden yeri bulduk. Yerin sahibi yoktu ama calisan gencler bizi buyur ettiler.

Kucuk klan; Fransiz Arthur ve Nicolas, Avusturyali Sebastian ve Alman Matthias’tan olusmaktaydi. Hepsi de raw food beslenen arada oruc tutan genclerdi. Su an 20’li yaslarinda ve tay gibi olan Arthur’a gore ilac icmektense hastalaninca oruc tutarak iyilesilebildigine inaniyordu. Boyle boyle bu germenler, frenkler saglam oluyor. Sabah bize kisa bir tur ile hayata kismen gecirdikleri ve surekliligini korumasi icin ugrastiklari food forest – yemek ormanini gezdirdi. Misafirperverliklerine tesekkur edip ayrildik.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sabah yola devam edince ufak bir sehre vardik. Dumen kirip viveros’a dalmasaydik kalacak yer bulabilirmisiz. Ama iyi ki devam etmemisiz degisik bir suru insanla tanismak onlarin deneyimlerini dinlemek bulunmaz firsat, en azindan benim icin. Bu arada Alain yolun kenarindaki agaclarda maymun gorup zink diye durunca, durunamayip kendisine carptim arkadan gelen Mike’da bana carpinca hep beraber yola serildik. Saniyesinde toparlanip yoldan cekildik. Sapsalligimiza gulmekten karnimiza giren agri disinda bi seyimiz yoktu.

Sinirdan onceki son duragimiz Ciudad Niely idi burada da sansimizi yine Cruz Roja’dan yana kullandik. Mesafe kisa oldugundan sehre erken varmistik. Bisikletleri birakip biraz sehirde dolastik gider ayak Costa Rica dondurmasinin tadina baktim, fena degil. Hala en iyi dondurma Cuba’da yenir.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Sehri gezerken bir arac alev alinca itfaiyeyi is basinda fotografladim :/ Neyseki kimse yaralanmadi.

Bu arada laptopumun touchpadi calismamaya basladi. Bir iki boyle tutukluk yapmisti aldirmamistim. Kullanamaz olunca mecbur cikip ucuzundan mouse aldim. Cok dandik asiri yer kaplayan ve ha kirildim ha kirilacam diye duran bi mouse’a para bayilmak zorunda kaldim. Dukkanlar kapanmadan akil edebilseydim herhangi bir internet cafeden ucuza kullanilmis mouse alabilirdim belki de, kismet.

Yola erkenden ciktik siniri gecip Panama’da David’e dogru ilerleyecektik. Brezilyali cift Andre ve Karla’dan ogrendigimize gore Panama’da itfaiye bisikletlileri pek kabul etmiyormus. Costa Rica’da durumu Cruz Roja ile idare etmistik elbet Panama’da da bir cozum bulacaktik.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Vay be son orta amerika ulkesi ile saka maka guney amerika’ya geciyorum. Bu arada nasil olduysa asik olmustum kafambiminyondu. (Nasilsa yazdiklarimi anlamamasinin dayanilmaz hafifligi! bir de iyice senli benli oldum sizlerle bunu mu saklayacagim)

↓