Honduras

Honduras’a da sorunsuz girdik. Hatta sınırda ilk kez fotoşraf çekerken güldüler filan. Yine aynı hikaye hava karamaktaydı ve belki bir ihtimal yağmur yaklaşmaktaydı. En kısa zamanda bir yerlerde kalmamız gerekiyordu. Köy yolunda devam ederken bi lokantamsı, evimsi, bakkalımsi bir yere soralım dedik. Masada oturan adamlardan biri ben şimdi hanımı arıyorum siz 1 km filan geri dönmekte üzenmezseniz benim evde kalabilirsiniz dedi.

İkinci gün ATM bulucaz alışveriş yapıcaz derken zaman biraz hızlı akıverdi. Bu sefer gerçekten yağmur yaklaşmaktaydı ve deli gibi yağacağa benziyordu. San Lorenzo’da gönüllü itfaiye olduğunu öğrenince yollarını tuttuk. Sağ olsun Yüzbaşı Noah bizi kabul etti. hem de akşam beraber yiyip sohbet edebildik. Kendisi başkent Tegocigalpa’dan, maalesef iki çocuğunu kaybetmiş bir şekilde sokakta vurulmuşlar. Evliliği de devam ettiremeyince Noah ayrılıp daha sakin olan San Lorenzo’ya taşınmış.

San Lorenzo İtfaiyesi

San Lorenzo’da beton dalga bulunca Mike yine kaykayı numaralara başladı.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

San Lorenzo’dan Choluteca’ya giderken polisler kaçılın kaçılın yoldan da emniyet şeridinde çıkın deyince ne oluyoruz be dedik. Meğersegeniş araç geçecekmiş. Bunun gibi 5-6 tane geçti konvoy halinde.

Choluteca’da yine itfaiyenin konuğu olduk. Küçük yaştakilere de eğitim veriyorlar gayet ciddi. Okuldan sonra gençler gelip itfaiye eri olmayı öğreniyorlar.

Choluteca’da öyle kendi halinde bir şehirdi. Honduras’ın esas saklı güzellikleri Karayip taraflarındaydı. ancak yol olmayınca bisikletle gitmesi epey sıkıntılı. Umarım bir gün tekrar ziyaret etme şansım olur.

Yolda iki kere yağmura yakalanmamıza rağmen bir şekilde sınır şehri San Marcos de Colon’a vardık. Burada itfaiye olmadığını bildiğimizden paramız da çok az kaldığından Polise sorduk. Bahçeden ziyade koğuş daha bir iyi gözüktü gözümüze bir iki de tütsü yakınca şahane oldu.

Para çekince Mike’ın bankası epey bir masraf aldığından para çektirmedim. Ben de çekmedim var diye Choluteca’dan erken yola çıkınca ATM’ler de açılmamıştı. San Marcos’tan sınıra sürdük nasılsa sınırda vardır diye olmadığını öğrenince gerisin geri San Marcos’a döndük. Neyse ki bankalardan birinde eski tip kart makinalarından vardı da kredi kartımdan para çekip sınır çıkış ve giriş paralarını ödedik. Nikaragua – Sonsonate’ye doğru yola devam ettik. San Marcos sınır yolu o kadar güzel o kadar huzurluydu ki iki kere gidip gelmek bizi bozmadı.

Şöyle tehlikeli böyle tehlikeli denen Honduras’ın elbette tehlikeli yerleri olduğuna inanıyorum ama biz herhangi bir olay yaşamadık ve insanlarda da herhangi bir agresiflik ya da kötülük sezinlemedim.

Nikaragua’da epey zaman geçirdiğimden yazılar daha uzun olacak merak etmeyin 🙂

↓