On yıl sonra kendimi nerede görüyorum? Stefan

Evet fon muziğimizi seçelim ki bizi motive etsin .Çünkü sanırım bu aralar motivasyondan aşırı uzağız sanki…Ben enerji vermesi açısından efsanevi ” ay of dı taygır” ı seçtim. Hem enerjik hem de gereksiz bir itici gücü var.
İş başvurularında gördüğüm en saçma soruyu başlık yaptım ki dikkat çeksin. Öyle değil mi ? Bugünlerde kendini kayıp, silik ve ezik hissetmeyen bir insan evladı var mıdır acaba? ( Sana demedim bilader bas git, sana dalmamam için tek bir neden bile yok cidden )

İŞ

Bu arada yazımı zeytinlik ve orman bozması bir yerde, karanlık, soğuk bir sahada, mal gibi ve tek başıma iken yazıyorum. Evet kulağa korkunç gelse de bu bir gerçek. Ama şu an hazırladığım kaçak çay ve rize turist çayından harmanlanmış çayımı size de tattırmak isterdim. Harika bir aroması var; Güçlü, keyifli ve beni teslim alacak kadar da çekici bir karışım.

Bir bilge olsaydım şu anki durumu size şöyle kakalardım : ” Hayat zorluklara rağmen güzeldir, yaşamda uğruna savaşılacak çok güzel şeyler var, ne kadar zor durumda da olsan mutlaka bir çıkış vardır. Umudunu yitirme!! Asla pes etme ” …Hmm ok bebeğim kendine iyi bak, seninle saçmalamak harikaydı…
Gerçekten de büyük toplumları bu tür zırvalarla kandıran bir düşünür güruhu var, ve bu totoş takımı insanlara umut ve boş hayaller satıyorlar. Evet bu numara yiyiyor çoğu zaman. Bi çok sığır lüks bir otelin toplantı salonuna birkaç bin dolar para vererek gidiyor ve orada koltuklarına oturarak sokakta tuhaf aletler satan çakal satıcıların gösterilerine benzer saçmalıkları hayranlıkla izliyorlar.

Sorular hep aynı damardan giriyor. Örneğin : “heyy dostummm hangimiz tatilini havai adalarında yapmak ister?”, hahaha heyyy evinizde oturarak günde 5000 dolar kazanmak istemez misiniz?” ,” dünyanın en güzel kadını size aşık olsun istermiydiniz dostlarım ?” . . . Nutkum tutuldu yeminlen, o anda orada olup o şovmenin yanına gidip “_ sen ne ayaksın lan lavuk ?” deyip tekme tokat dalmak istiyorum, harbiden de öyle…

Malesef öyle bir dünyada yaşıyoruz ki ; Her an herşey mümkün. Söylemesi bile tuhaf ama amerikada universitelerde bu konuda ciddi eğitimler veren, kitapları best eller olan bir yazar vardı: Mutluluk, pozitif düşünce ve sosyal olma üzerine hatta aşk üzerine kitaplar yazardı ve üniversite düzeyinde eğitimciydi. Adını vermeyeceğim merak eden gogul dayısına soruversin. Neyse işte mutluluk üzerine profösörlük yapan bir yazarın intihar ettiği bir dünyada yaşıyoruz. Ve italyan otomotiv devi Fiat firmasının tek varisi olan genç adam da kendi isteği ile hayatına son verdi malesef…

Bunları neden anlattığımı merak edenleriniz vardır eminim. Ben de merak ettim lan iyimi haha. :D Farkındayım ne kadar dengesiz ve arıza bir tip olduğumu ama ben esasında bu hayattan beklediklerimizi değiştirebileceğimizi savunurum genel olarak. Başarının dibini yaşamış, zenginlikte sınırsız düzeye gelmiş insanlar bile anı gelip hayattan bir tad alamamaya başlayabiliyor.Sonrası uçurum, sonrası hayal kırıklığı , elem ve keder ( mk resmen mahsun kırmızıgüle bağladık tiksindim lan kendimden hehehe )

Ama inanın bana şu hayatta yeri geldi elime eldiveni takıp bulaşıkçılık yaptım, yeri geldi birbirinden güzel kadınların fink attığı bir firmanın en beğenilen popüler çalışanı olarak ortalıkta artiz artiz dolandım. Çok karışık ve nihilizme tam uyan bir yaşamım oldu kabaca. Herkesin tiksindiği bir işi birisi yapmazssa eğer söyler misiniz kim yıkayacak lokantada bulaşıkları, kim toplayacak çöpleri sokaklardan ya da kim yapacak bu inşaatları, bu sıvaları kim yapacak, kim gezdirecek köpeklerimizi, dahada ekstrem bir örnek vermem gerekirse tuvaletlerimiz taştığında logar kapağını açıp , oraya dalıpda hortumu sokup kim çekecek bizim dışkılarımızı? Sorarım size.

tom keriz

Demek istediğim şey bu dünyada herkesin, her mesleğin ve bireyin bir görevi var. Ve herkes istisnasız çok zengin olmak istiyor. Peki sorarım herkese gelin bi varsayım da bulunalım .Diyelim ki bir anda tüm insanlık ama istisnasız herkes, buradaki başlangıç seviyesi biskeletçilerden tutun da mahalenizdeki bakkkala, fırıncı, otobüs şöförü, çaycı, ev hanımı , inşaat işçisi herkes ama herkes bir anda süper zengin oldu ve dünyada ne fakirlik kaldı ne de enflasyon…

Böyle bir durumu hayal edin şimdi. Sizde zengin oldunuz olm kralsınız lan varmı bundan güzeli…Düşünsene milyonlarca doların, tonlarca altının var bi anda hemde…
Heyecanlandın ,mutlu oldun demi itiraf et. Ama kafayı çalıştırmayı unuttun malesef, yine en mühim detayı hemen atladın dostum.

Hadi beraber hayal edelim şimdi. Hatta senin anlayacağın dilden başlayalım işe. Çok istediğin o jant seti vardı hatırladın mı? Binlerce avro değerindeydi ve sahibinden koma girip girip komalara giriyordun… Yalan mı olm itiraf et, bak elimde video var yayınlarım şimdi..Neyse paran mok gibi hadi şimdi gir sahibinden koma o jantı sipariş et bakalım…Ne oldu dostum ses seda çıkmadı demi karşı taraftan?…Neyse bari acıktın hemen çık bir fırına git ekmek filan al kendine, belki bimden kaşar peynir de alırsın.

Ne oldu bebişim fırında kapalı değil mi ? Neyse bime git artık ordada var ekmek …Haydaaaaaaa açılmamış ki bim…. Açılmaz tabi ki evladım niye açılsın unuttun mu seninle beraber yaklaşık 7 milyar insan aynı anda zengin olmuştu…

Anladın mı şimdi ne kadar saçma hayallere sahip olduğunu, yaşamda zenginliğin bir amaç hatta araç olamayacağını umarım fark etmişindir… Öyle umuyorum en azından.

212970

Yani demek istediğim bu dünyaya aslan da lazım koala da, ne bileyim lan işte hayatta herşeyin sahibi olmak da bir çözüm değil . Zaten enflasyon denen şeyi yıllardır duyuyoruz, popişimizde hissediyoruz, ona ana bacı sövüyoruzda tam olarak ne manaya geldiğini bilen insan sayısı çok az.

Enflasyon denen şeyin en basit tanımı şudur : Sana ait olmayan henüz kazanmadığın haketmediğin bir parayı eline geçirirsen hemen mağazalara saldırır ve sahip olmayı arzuladığın şeyi almaya girişirsin. Bunun sonunda piyasadaki talep gücü arza parmak atar ve pahalılık denen şey gerçekleşir. Anlamadın değil mi lan yine başladın sağa sola bakmaya…Evladım bilgisayar başında zaman geçirirken her zaman iki elin masada olsun yoksa böyle anlama zorluğu oluşuyor.

YAKLASAN RAMAZAN AYI ILE BIRLIKTE BU YIL DA BUYUK MARKETLER ILE CARSI VE PAZARLARDA RAMAZAN HAREKETLILIGI BASLADI. (ANADOLU AJANSI - ILKIN ESKIPEHLIVAN) (20110726)

Sana enflasyonu en basit şekilde açıklıcam harbiden inat ettim. Şimdi şöyle düşün cebinde eğer 10 tl yerine 10 bin avro olsaydı ne yapardın? Tahmin ettiğim gibi hemen kanyon nokta kom adresine girip hayallerindeki o kanyonu sipariş ederdin. Evet aynen öyle olurdu bence… İşte bu paraları bankalar temin ediyor insanlara, yani henüz kazanmadıkları paraları insanlara satıyorlar ve bunun sonucu ortalıkta dolanan ihtiyac fazlası paralardan dolayı satın alınan ürüne ulaşmak dahada zorlaşıyor , bankalarda bu verdiği paraların üstüne faiz eklediğinden otomatikman senin kanınla beslenmeye başlıyorlar ve en nihayetinde dünya finans kurumlarından düşük faizle alınmış bu hayali paralar senin popişine kazık olarak geri dönüyor. ( Bak hala göremiyorum iki elinide masanın üstünde anlatmıcam lan bir daha sana bişey…)

devamı gelecek ( sanki çok umrundaydı da , benimki de laf işte )

 

↓