Nereden Nereye? (4.bölüm)

Konu, 'Serhan Mert' kısmında serhanmert tarafından paylaşıldı.

  1. serhanmert

    serhanmert

    Yaş:
    39
    Mesajlar:
    410
    Beğeniler:
    1.156
    Kasım 2014
    Bundan bir yıl önce hayatımda hiç aklıma gelmeyecek şeyleri yapmaya hazırlanıyordum
    Bundan bir yıl sonra hayatımda hiç aklıma gelmeyecek şeyleri yaptığımı yazıyorum.
    İstanbul'a döndükten sonra annemin evinde bir göz odaya yerleşmiştim. Bir yatak , bir bilgisayar..
    Dolap bile yok , sadece kıyafetlerimin bulunduğu bir bavul , bir de bisiklet ekipmanlarım.
    Japonya'ya gitmeyi hedef koymuştum.
    Hazırlıklarım başladı..
    10599660_10152848566224834_5328733923129968106_n.jpg 1476552_10152845846024834_39446535805870070_n.jpg
    Belgrad Ormanı Murat Aluçlu'nun Kamerasından

    Önce bir Excel dosyası hazırladım.. Elimdeki malzemeler , ihtiyacım olan malzemeler , malzemelerimin durumu , ömürleri , maliyetleri . Sonra bir güzergah planladım önce majör alanlar , sonra minör detaylar . Yol boyunca hangi bölgeleri geçeceğim , iklimi nasıl , yolları nasıl , insanları nasıl ? Sonra zaman muhasebesi yaptım . Hangi bölgede ne kadar süre kalacağım , ne sürede geçeceğim , vizem yetecek mi? Trene , otobüse , feribota binecek miyim? Dağlara , taşlara nerede çıkacağım ?
    Dosyam öyle bir boyut kazanmıştı ki adeta yolu kafamda pedallıyordum gün gün..
    Planlamayı tamamlamam neredeyse bir ay sürmüştü . Bu bir ay boyunca günde 2 saat youtube'da uzun turcuların videolarını seyrediyor , bloglarını okuyordum . Onlar ne hazırlık yapmışlardı? Benim onlardan eksiğim , fazlam ne idi?
    Bir kere elimde zaman , kondüsyon , niyet , pasaport , ekipman ve sabır vardı .
    Ne yoktu?
    Para , destek , tecrübe..

    İstanbul'a döneli şehirden tiksinmiştim hemen . Geceleri sabaha kadar bilgisayar başında oturuyor gündüzlerini tamamen uyuyarak geçiriyordum . Resmen vampire dönmüştüm annemin deyimiyle. Turcuların hepsi tur boyunca en az 10-15 kilo kaybı yaşıyordu . Ben de olimpik bir sporcu edasıyla madem kilo vereceğim o zaman alayım fazla kilo mu, yolda fazlalığı atarım böylece diyerek kilo almaya başladım. Hayatı boyunca hamburger çocuğu olarak büyümüş bir adam olarak son bir yılı organik çiftliklerde oporganik beslenerek geçirmiştim. Fazla vejeterjan ve vegan... 32 kilo verip dönmüştüm İstanbul'a .. 87 kilo idim artık . Yola çıkana kadar oburlaşıp 103 kilo olacaktım 6 ayda..
    İlk işim ne zaman yola çıkacağıma karar vermek oldu .
    Aklımdaki tarih 1 mart 2015'di

    001_türkiye1_maltepe_amasra.png
    Google Street kullanarak geçeceğim her yere baktım binlerce kilometre boyunca

    Bahara kadar 4 ay Ayı gibi kuş uykusuna yatar , palazlanırdım kendi mağaramda.
    Her turcu sponsor bulmakta zorluk çekiyordu pardon sittinsene bulamadığı için vazgeçiyordu da vazgeçmeyip binlerce müracaatından birinden destek alabilenler tur yapabiliyormuş aslında..
    Temel ihtiyaçlarım belliydi.
    • Nakit desteği
    • Yedek parça ve bakım desteği
    • Ekipman eksikleri
    Başka bir bisiklet forumunda açtım bir topik yazdım bunu bunu bunu yaptım , bunu bunu bunu yapmak istiyorum bunlar da eksiklerim diye.
    "Ben yardımcı olurum nakit konusunda" dedi bir Şövalye .. Kılıcımı hizmetine sunuyorum .. Merak etme sen..
    Bu cesur şövalye Sir Raşit Soysal'dan başkası olamazdı zaten . Kendisi ben İzmir'den altınoluk yönüne giderken bisikletimle , senin şimdi nakite de ihtiyacın vardır diye düşünüp destek vermek için bana ulaştığı zaman anlamıştım . Arkamda hiç tanışmadığım ilahi bir abim vardı artık..
    Nakit konusunda belki şaka gibi gelecektir ama yola sadece cebimde annemin verdiği 200 lira ve 25$ parayla çıkacaktım.Çünkü güven risktir . Ben Taa Kazakistan'da yaşayan bir adamın sözüne güvenerek bu riski almayı cesurca başaracaktım . Çünkü Risk budur ..

    Yedek parça ve bakım konusunda ise tıpkı Raşit Soysal'ın tek bir sözüne itimat ettiğim gibi bir başka sözünün eri olan Ardaç Abiye bel bağlamıştım. İstanbul'a döndüğümde Velespit bisiklete gittim ziyarete . Ardaç abi her zaman ki gibi güler yüzle karşıladı beni. Ne haber nasılsın ne yapacaksın diye sorduğunda Japonya'ya gideceğim bana sponsor olsanıza dedim tamam dedi . Bir saniye bile sürmemişti düşünmek. Şanslı mıydım acaba? Belki de.. Belki de yaşadığım onca kötü zamanların dengesiydi hayat muhasebemde. Elimde hiç birşey kalmadığı halde herşeye sahiptim aynı zamanda. Velespit Bisiklet'e kendi bisikletim Karadüldül ile Japonya'ya gideceğimi söyledim . Her parçası değiştirildi , onarıldı , sağlamlaştırıldı . İhtiyaçlarımın hepsi sorgusuz sualsiz temin edildi . Forma,eldiven,kask,lamba,yedek parça vs..

    Geriye ekipman eksiklerim kalmıştı . Burada bazı dostlarım ve ailem bana destek olacaktı . Giyim , kuşam , ayakkabı , kamp malzemeleri , elektronik..Yazıverdim herkese bana ipod lazım diye hop bir arkadaşım ben alayım dedi , bana su filtresi lazım dedim Hayatkurtaranpipet biz verelim dedi . İstemekten gocunmayın arkadaşlar , hele ki hiç utanmayın yüz eğmeyin . İhtiyacınız varken destek olanlardır gerçek dostlarınız. Ben bu süreçte kim dost kim değil öğrenmiştim hayatımda..
    Yol güzergahı belli , pasaport hazır , bisiklet hazır , ekipmanlar hazır , nakit destek hazır , ben hazırdım.
    Şimdi süreklilik kazandıracak bir desteğe , bir temaya ihtiyacım vardı.
    Ben Japonya'ya gideceğim gelmek,katılmak isteyen var mı diye yazdım foruma
    Bilgin Bilicioğlu ben gelirim seninle dedi.
    Buluştuk Maltepe'de , sohbet ettik . Birbirimizi tanımak için ilk müsait zamanda Şile'ye bisikletle gidip kamp yapmaya karar verdik . Tur arkadaşı , yol arkadaşı demek aynı zamanda kader arkadaşı demekti . Birbirimizi tanımadan bu yola çıkmak saçma olurdu . Şile'de kampımızı yaptık ve karar vardık . Yola birlikte çıkacaktık.
    Solo turda yaşadıklarımı biliyordum . Bilgin ailesi bodrumda tatildeyken "sen de gel oğlum" dediklerinde gidip hipermarketten ucuza bisiklet almış dandik bir sırt çantası ve ucuz bir çadırla 6 günde bodruma pedallamış bir adamdı. Bu yoklukta bu cesareti gösteren bir adam şimdi Koga bisikleti ve Ortlieb çantaları , Brooks selesiyle tam bir turcu versiyonuna dönüşmüştü. Hamarat ve elinden her iş geliyordu. Benim yokluklarımdaki eksiklikleri tamamlıyordu.Birlikte hazırlanmaya başladık. Adımızı Asya Gezginleri koyduk .

    1509912_10152750055047094_7158234909141925285_n.jpg
    Şile


    Bir web sitesi hazırladık. Facebook grubu kurduk. Moral destekleri bir anda çığ gibi büyüdü. Yol boyunca vize almamız gerek 2 ülke vardı biri Azerbaycan biri Çin . Azeri elçiliğine gittik beraber bize Gürcistan'dan başvuru yapmamızı önerdiler. Çin elçiliği ise bize vize alırsanız 2 ay içinde kullanmanız lazım dediler. Çine iki ayda varamazdık ki! Bu yüzden onu sonraya bıraktık . Birlikte bisiklet seminerlerine katılıyor , yol planlarımız üzerinden geçiyorduk. Bilgin benzin ocağı ve Uydu yer belirleme sistemi almıştı. Bu yüzden bendeki eksiklerin de tamamı otomatikman tamamlanmıştı. Artık sadece beklemek gerekiyordu. Bilgin'in doğum günü olan 16 Martta yola çıkmaya karar verdik . Türkiye etabının tamamını gün gün kilometre kilometre planladık. Nerede çadırda kalacağız , nerede pansiyonda kalacağız . Ben Warmshowers sistemi üzerinden 12 kişiyle mutabık olmuştum . Oralara vardığımızda bizi evlerinde misafir edeceklerdi . Bir logo tasarladım . Bayrak ve kartvizit yaptırdık . İpod'uma sevdiğim 2000 adet şarkıyı bile yüklemiştim . Bütçemizi birleştirdiğimiz için nakit sıkıntısı sorunu da ortadan kalkmıştı.

    20150131_161748.jpg
    Bisiklet Gezgini'nde Turcuları dinlerken

    20150131_143339.jpg
    Velespit Bisiklette Bakım Onarım Eğitimi aldık
    20150309_134405.jpg
    Ortlieb almaya sponsor bulamadım ama Lotus çantalarıma yağmurluk sponsoru buldum (maliyeti 100 lira)

    ready2.png ready1.png
    Hazırım


    15 Mart 2015 tarihinde bir veda etkinliği düzenledik Karaköy'de . Amacımız turumuza Avrupa Kıtasından başlayıp Asya kıtasının en doğusuna gitmekti.
    Kendi başıma gitmeyi planladığım bir turu basit bir soruyla iki kişilik hale getirmiştim.
    Gelmek isteyen var mı?
    işsiz ve parasız biri olarak ihtiyacım olan her desteği sorarak bulmuştum.
    Yardım etmek isteyen var mı?
    Bir tur planlamak oldukça karmaşık ve umutsuzca görünse de bir o kadar da kolay olabiliyor.
    Yeter ki o arzu ve cesaret sizde olsun gerisi kendiliğinden geliyor..
    Türkiye etabında neler olacak?
    Devamı yakında..

    10391368_10153179719143637_9212639787609436267_n.jpg
    Karaköy'de kendimizi sergiledik . Yaklaşık 50 kişi tarafından uğurlandık.

    1926156_828356437211816_7564816127879713072_o.jpg
    Kızıltoprak'ta uğurlanıyoruz
     
  2. STEFANINKİ

    STEFANINKİ Misafir

    Çok keyif aldım okurken . Soğuk soğuk , neyşınıl cografik ingilizliği barındırmayan kaleminden samimiyet damlıyor. Ama gerçekten merak ettiğim bir şey var .Benimde yaşadığım bir his ile de alakalı bu sorum : Bütün bunları yaşarken içinden ocağında yemek kokularının yayıldığı , oh lan insanın evi gibisi yok dediği bir yuvayıda hayal ettiğin olmadı mı hiç?
     
  3. serhanmert

    serhanmert

    Yaş:
    39
    Mesajlar:
    410
    Beğeniler:
    1.156
    Hayal etmek serbest :) ücreti de makul ; bedava..
    yolda yerde bulduğum kağıt banknotla gidip marketten aldığım yemek malzemelerini kendi kurduğum kampta pişirirken "oh lan ben ballıyım bugün de yaşadık" diye hem içimden hem dışımdan geçirmiştim. Ev denen yer;ısıtmaya , temiz tutmaya , korumaya çalıştığımız , faturalarını ve mortgage'ını ödemek için sürekli dışında kalmaya mecbur olduğumuz , uğruna it gibi çalışıp hayattan tiksindiğimiz , komşusuna ayar olup , zili gereksiz çaldığında gözümüzü kan bürüdüğü , yangın olur ,deprem olur , hırsız uğursuz girer diye adrenalin yaşattıran , ocakta bir bir emekle uğraşıp maç saatine yetiştirmeye çalıştığın el emeği göz nuru yemeğin pişerken çat kapı elinde kapuska yaptım size diye gelen kaynananın gününü piç etmesidir .. (inadına mı yapar belli değil maç bitince kalkar kaynanan) . Bisiklet özgürlüktür bu yüzden . Maddi imkansızlıklar yüzünden 4 paketin dibinde kalmış 4 farklı makarnayı pişiriken içine doğradığın tek domatesin o enfes kokusunu ev gibisi yok konseptine değişmem :)
     
    zeynepgm, veloforum ve STEFANINKİ bunu beğendi.
  4. STEFANINKİ

    STEFANINKİ Misafir

    Nutkum tutuldu okurken dostum
    Sordugum soruda asla ard niyet yok bilmeni isterim.sadece ben gibi herkes bu duygulara durmadan kapiliyoruz .basip gitme hissi yani...
     
    veloforum ve serhanmert bunu beğendi.
  5. Osman Kıtay

    Osman Kıtay

    Yaş:
    43
    Mesajlar:
    431
    Beğeniler:
    1.000
    Meslek:
    Muhasebe (Sakın yapmayın)
    Şehir:
    İstanbul
    İnanılmaz. Bir solukta okudum. Hala tüylerim diken diken. Sizi bisiklet forumda gördüm fdiye hatırlıyorum. Gitmekten ve parasız yaşamaktan bahsediyordunuz. Başarabilmeniz mükemmel.
     
    serhanmert bunu beğendi.
  6. serhanmert

    serhanmert

    Yaş:
    39
    Mesajlar:
    410
    Beğeniler:
    1.156
    art niyet bulmadım zaten :) basıp gitmek daima mümkün tek engel sevdiklerinizi geride bırakmak , çözüm sevdiklerinizi de yanınıza alın işte bu kadar basit :D
     
  7. deathsidestory

    deathsidestory

    Yaş:
    37
    Mesajlar:
    1.098
    Beğeniler:
    3.383
    Meslek:
    Aylak
    Şehir:
    İstanbul
    Hanımla birlikte şu köylerden birine yerleşsem, bağ bahçe takılsam mı diyorum. Yaşamak istediğimiz hayatın bu olması ama bunu yapabilmek için kendimizi daha çok çalışmak zorunda hissetmemiz ne kadar ironik. Serinin başından sonuna okudukça kendime sövdüm durdum. Neden burada hala beklediğimi, harekete geçmek için illa çok sevdiğim hatundan mı ayrılmam gerektiğini düşündüm. Cevap basit, bazılarının totosu yiyor, bazılarının yemiyor. Hep bazı şartların oluşmasını bekliyoruz ama o bekleyişler sırasında geçip gidiyor hayat. Sonra geç kalmış, tren gitmiş hissediyorsun falan. Hocam canımı sıktın ya :D
     
    cahitakin bunu beğendi.
  8. veloforum

    veloforum Administrator Yetkili Kişi

    Yaş:
    47
    Mesajlar:
    4.903
    Beğeniler:
    9.408
    Meslek:
    Mak.Müh.
    Şehir:
    Almatı-İstanbul
    Arkadaşlar panik yok, hepinizi kurtaracam bu hayattan :)

    Serhanın bu çiftlik maceralarını okuduktan sonra benim de kafama yattı, Ege veya Akdeniz taraflarında bu tarz bir çiftlik almak, organik bir şeyler yetiştirmek, Serhan gibi insanları bulup karın tokluğuna çalıştırmak, bisiklet turcuları için mola yeri olmak. Para biriktiriyorum, annem babam yaşlı insnalar, onların istanbulda yaşamalarını istemiyorum. İşler iyi giderse bir iki yıla kalmaz nevaleyi toplarız.
    Sonra karavanını alan gelsin baba, ne çekeceksin stresi...
     
    serhanmert bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş